Kadının adı var!

Bugün, kapitalist toplumda büyük ölçüde tüketim için bir gerekçeye indirgenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 1910 yılında düzenlenen 2. Enternasyonal’de, Clara Zetkin’in önerisiyle, 8 Mart 1857 yılında ABD’de tekstil fabrikasında yanarak can veren 120 kadın işçinin anısına bir anma ve dayanışma günü olarak kabul edilmişti. 120 kadının adları unutulmuş olsa da, her 8 Mart’ta onları anmak ve kadın dayanışmasını pekiştirmek, kapitalist patriarkale karşı kadınları güçlendirecek bir vesiledir.

***

TÜİK’in geçtiğimiz gün yayınladığı “İstatistiklerle Kadın” verileri 2017 yılında nüfusun yüzde 49,8’inin kadınlardan oluştuğunu gösteriyor. Neredeyse eşit bir dağılım. Eşitlik ne yazık ki, sadece nüfusta.

İşte birkaç veri:

  • 25 yaş üstü Okur-yazar olmayan erkek nüfus yüzde 1,6 iken, kadınlarda oran yüzde 8,5’e çıkıyor.
  • 15 yaş üstü istihdam oranı erkeklerde yüzde 65,1 iken, kadınlarda yüzde 28’de kalıyor.
  • İşgücüne katılım oranı erkeklerde yüzde 72 iken, kadınlarda yüzde 32,5.
  • Genç işsiz oranı erkeklerde yüzde 17,4 iken, genç kadınlar (15-24 yaş) yüzde 23,7.
  • Yarı zamanlı işlerde çalışma oranı erkeklerde yüzde 6,5 iken, kadınlarda yüzde 19,1.

Yani, ekonomide kadınlar, daha az işgücüne katılıyor, daha az iş buluyor, iş bulduğunda da daha güvencesiz ve yarı zamanlı işlerde çalışıyor.

Bunlar resmi istatistikler…

***

5 Mart’ta Hürriyet gazetesi tarafından düzenlenen “Kadının Gücü” etkinliğinde, Konda Araştırma kurucusu Bekir Ağırdır, “Gündelik Hayatta Kadın: Kadının adı var, kendi yok” başlıklı ve yeni tamamlanan araştırmalarının bazı sonuçlarını paylaştı.

Bu araştırma sonuçlarından birkaç örnek:

  • 44 yaş üstü kadınların yüzde 61’i “Hafta sonu ne yaparsınız?” sorusuna: “Hiçbir şey yapmam” yanıtını vermiş.
  • Araştırmada kadınların çalışma durumuna ilişkin olarak da, yüzde 66’sının ev kadını rolünde olduğu vurgulanıyor.
  • Kadınların finansal durumuna ilişkin olarak da, araştırmada, 44 yaş üstü kadınlardan sadece yüzde 25’inin bir banka hesabına sahip olduğu sonucu çıkmış.

***

İki farklı araştırma tek şey söylüyor: Kadının adı var ama ekonomik ve toplumsal yaşam içerisinde bu adın tam karşılığı yok!

Yine Hürriyet’in aynı etkinliğinde, İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver, erkek egemen toplumun kadınlara bakışına ilişkin bir anekdot paylaştı. Bahar Hanım, Ankara’da üst düzey bir kurumun başındaki erkek yöneticiyle görüşmeye gittiğini, bu yöneticinin uzun süre kendisini –kadın olduğu için- dikkate alarak dinlemekten kaçındığını, daha sonra konuşulan projenin yarattığı heyecanla iletişimin geliştiğini ve görüşme bittiğinde kendisine “çok memnun oldum Bahar Bey” dediğini aktardı.

Yani, kadının adı var var olmasına da devamında sorun var…

Dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun!

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir