Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

İstikrarın faturası kadın ve gençlere…


Görünürde her şey olağan. İstikrar sürüyor. AKP halen iktidar. Lider halen tek lider ve hal, OHAL! Ancak, biraz detaya inince her şey toz duman… Belediye reisleri, itaatsizlikten sapır sapır dökülürken, bir yanımız Suriye diğer yanımız Irak. Siyasette sözde istikrar görünümünün arkasında kaos var.

Daha düne kadar, başbakan ya da cumhurbaşkanı danışmanı olanlar, bugün “ehil insan” rolünde, usulca muhalefete soyunmuş haldeler. Gemiyi ilk terk edecek onlar…Belki de paçayı kurtaracak! Ama “istikrar” sürse de sürmese de olan geniş halk kesimlerine oluyor,

***

Görüntüde bu kadar istikrar varken, durur mu ekonomik veriler! Onlarda da bir istikrar tam istikrar: İşsizlik oranı geçen yılın (2016) Temmuzunda da yüzde 10,7, bu yılın (2017) Temmuzunda da yüzde 10,7. Daha ne olsun! Bu koşullarda artmamış…

Biraz detaya inince oradaki kargaşa ve eşitsizlik de göze çarpıyor. Ekonominin istikrar görünümü nüfusun en korumasız kesimlerini (kadın ve gençler) ezerek yoluna devam ediyor!  TÜİK’in hafta başı açıkladığı Temmuz 2017 İşgücü İstatistiklerine göre, toplam işgücü sayısı bir yılda 1 milyon 239 bin kişi artmış. İşsiz sayısı ise 3 milyon 324 bin kişiden 3 milyon 443 bine çıkmış.

Nüfus yaklaşık 80 milyon. Bu 80 milyonun yaklaşık 60 milyonu (59 milyon 927 bin) aktif nüfusu oluşturuyor. Yani 15 yaş üstü ve çalışmasına engel oluşturacak bir sağlık problemi bulunmuyor. Yüzde 10.7’lik işsizlik bu 60 milyon aktif nüfusun yüzde 10,7’si değil elbette. Yüzde 10,7, aktif nüfus içinde yer alıp –son bir hafta içerisinde- aktif olarak iş arayıp da bulamayanların oranı. Yani, TÜİK’in 3 milyon 443 bin işsizinin içerisinde aylardır iş arayıp bulamayan ve son bir haftayı bunalıma girip evde geçirenler yok!

Hesap böyle bir hesap… Yüzde 10.7’lik genel işsizlik, erkeklerde yüzde 8,8’e düşerken, oran kadınlarda yüzde 14,6! Geçen yıl yüzde 14 idi. Kadın işsizliği artıyor. Gençlerde durum daha kötü: 15-24 yaş arasındaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 21,1. Geçen yıl yüzde 19.8 idi. Gençler arasında da işsizlik hızla artıyor.

Ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin yani evde veya kahvede zaman geçirmek zorunda kalan gençlerin oranı yüzde 26,7. Her dört gençten biri ne çalışıyor ne okuyor. Burada da bir cinsiyet tasnifine gidildiğinde, genç kadınlarda oran yüzde 37,1’e fırlıyor!

Üniversite mezunu gençler arasında işsizlik oranı yüzde 25’i aşmış durumda.

Kadınların işgücüne katılım oranı, yani çalışabilecek yaş ve sağlık koşulunda olup da çalışmak “isteyenlerin” oranı yüzde 34,3. Batı Avrupa’da oran yüzde 75 düzeylerinde. OECD ortalaması yüzde 50 üzerinde.

Durum şu, nüfus ikiye bölünüyor, yarısı erkek yarısı kadın. 40 milyon kadından sadece yüzde 34’ü çalışmak istiyor. Geri kalanı ya gönüllü ya da zorla eve kapatılıyor. Çalışmak isteyen kadınlarda ise işsizlik oranı yüzde 14,6. Genç kadınlarda yüzde 15. Çalışma “şansına” erişenlerde ise bu kez istihdam eşitsizlikleri göze çarpıyor. Örneğin, en son açıklanan 2014 verilerine göre üniversite mezunu erkeklerin aylık brüt ücret geliri ortalama 4.296 TL iken üniversite mezunu kadınlarda 3.470 TL’ye kadar düşüyor. Eşitsizlik sadece çalışacak iş bulup bulmamakta değil, sonrasında da devam ediyor…

***

Neticede, ekonomide de siyasette olduğu gibi istikrar görünümü korunmaya çalışırken, bunun bedelini; vergiyle, işsizlikle, kredi borçlarıyla, ekonomik ve sosyal eşitsizlikle geniş halk kesimleri ödüyor. Faturanın büyüğü kadınlara, gençlere…

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 19/10/2017 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: