Piston düştü!

Geçen hafta açıklanan OVP (Orta Vadeli Program) ile birlikte gündeme getirilen yüzde 40’lık MTV (Motorlu Taşıtlar Vergisi) artışı açıklaması ve devamındaki tartışmalar ekonominin motorunda “pistonun düştüğünü” gösteriyor.

Haftanın her gününde MTV artışı konusunda yeni bir açıklama dinledik. Yasayı yanlış anlamaktan tutun da “aslında yeni arabaları düşündük”lere, yeniden değerlendirileceği açıklamalarına kadar tam anlamıyla iki ileri bir geri gidildi. Son aşamada bu konuda nerede durulduğu da hiç belli değil!

Ekonomi yönetimindeki kararsızlık aslında ekonominin içinde bulunduğu kaos ortamından besleniyor. Yani ekonominin motoru bozulunca doğal olarak sürücü de panikliyor.

***

Ekonomideki yapısal dengesizlik geçtiğimiz gün açıklanan ve son 13 yılın zirvesine taşınan enflasyon oranında da kendisini görünür kıldı. Ayrıca Eylül ayı enflasyonunun maliyetleri yansıtan Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ve Çekirdek Enflasyon ile de desteklenmesi, zirveyi geçen enflasyonun artışa devam edeceğini gösteriyor.

Maliyet artışlarının gerisinde dolar karşısında aşırı değersizleşen Türk Lirası ve petrol fiyatlarındaki artış var.

***

Ekonomi yönetimini paniğe sürükleyen durum, geniş halk kesimleri için ise reel gelir azalışı, küçük esnaf ve üretici için ekonomik çöküntü anlamına geliyor. Özellikle Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde çift haneli enflasyon ve enflasyondaki artış eğilimini destekleyen maliyet artışları temel tartışma noktasını oluşturacaktır.

Dolar kuru ve petrol fiyatlarındaki artışa bağlı maliyet artışını işçi ücretlerini baskılama aracına dönüştürme çabaları önümüzdeki dönem açısından sınıfın karşılaşacağı en önemli sorunlardan olacak gibi görünüyor.

***

Ekonomi yönetiminin yakın dönemde kapsamlı bir İstikrar Paketi açıklamasını bekleyebiliriz. Mevcut durumdaki ekonomik tıkanmanın mevcut araçlarla yönetilmesi bundan böyle mümkün görünmüyor. Olası İstikrar Paketinin küçük bir versiyonunu, içinde MTV artışının da olduğu torba yasa tartışmasında gördük. Dolar kuru, petrol fiyatı, savaş bütçesi, referandum harcamaları derken bütçedeki yırtık yama tutmaz hale geldi. Bunu şimdi değil, uzun süredir herkes görüyor. Artan harcamalar ve bütçe açığı ya kısa vadeli fonlarla ya da daha garantili olarak(!) vergilerle kapatılmaya çalışılıyor. Oysa, bunların hiçbiri içinde yaşanan yapısal ekonomik problemlere merhem değil!

Bunu da herkes biliyor…

***

Geçtiğimiz yıl yitirdiğimiz Leonard Cohen’in ünlü “Everybody Knows” (Herkes Biliyor) şarkısının sözlerindeki gibi biraz durum: “Herkes biliyor, geminin su aldığını…”

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir