Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Hangisi gerçek?


Fabrikadaki işçiden, pazardaki esnafa, tekstilciden turizmciye kadar kime dokunsanız bin ah işitiyorsunuz. Bir yandan enflasyon tekrar çift haneli rakamları görmüş, bir taraftan TL’deki değersizleşme ithalatı pahalandırmış (hammadde ve aramalı alımları), daha da önemlisi uluslararası ekonomik ilişkiler büsbütün kırılgan hale gelmiş…

Tüm bunlar olurken, borsa endeksi yükselmekte, TL’nin ateşi dolar kaynaklarıyla kontrole alınmakta, çeşitli yabancı fonlar da adeta ülkede cirit atmaktadır.

***

Dün Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye’nin 2017 yılı büyüme tahminini yüzde 3’den yüzde 2.6’ya indirdi. EBRD yüzde yarıma yaklaşan bu tahmin geri çekimini ülkenin içinde bulunduğu ekonomik konjonktüre bağlıyor. EBRD raporunda başlıca beş alandaki risklere dikkat çekiliyor. Bunlar; OHAL’in devam ediyor olması, Türkiye’nin kredi notunun düşürülmüş olması, TL’nin değer kaybıyla birlikte enflasyonun 5 sene sonra çift haneli rakama çıkması, Jeopolitik risklerin turizme etkisi, özel sektör yatırımlarının azalması olarak sıralanmış.

EBRD raporunda sıralananların eksiği yok fazlası var!

***

Bir tarafta EBRD raporu ekonomide büyüme potansiyelinin yavaşlamasına işaret ederken diğer tarafta yine dün Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli bir açıklama yaptı. Canikli, döviz kurunun enflasyona ilave baskı oluşturmayacağını ve enflasyonda tekrar tek haneli rakamlara dönüleceğini söylüyor. “Enflasyonun aşağı inişini önümüzdeki aylardan itibaren göreceğiz, faiz de buna bağlı olarak aşağı yönlü olacak” diyor Canikli. Hangi ekonomik temele dayalı olarak böyle bir durumun (enflasyonun aşağı inişi) ortaya çıkacağı belirsiz!

Başbakan Yardımcısı açıklamasında, güçlü büyüme performansının sürdüğünü söyleyerek, “Uluslararası kuruluşlar bu yıl büyümenin yüzde 4’ün üzerinde geleceğini kabul etmeye başladılar, sürpriz de gelebilir” açıklamasında bulunuyor. Açıklamaya, bu yıl kamu ürünlerine zam yapılmayacağı bilgisi de ekleniyor.

TL’nin değersizleşmesi enflasyon üzerinde baskı yaratmadıysa neden kamu ürünlerine zam yapılmaması ihtiyacı ortaya çıktı, bu da belirsiz.

***

Neticede bir tarafta iş yerlerinden, sokaklara kadar taşan belirsizlik ve risklerin getirdiği ekonomik potansiyelde gerileme ama bir taraftan da her şeyin iyi olduğu ve bir adım sonra da mükemmel olacağına dair toplumda yaratılmaya çalışılan algı…

Hangisinin gerçek olduğuna –eğer bir KHK ile tespit edilmemişse- siz karar verin!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 11/05/2017 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: