Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Baca eğri olsa da…


Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, geçtiğimiz Eylül ayında kredi notunu “yatırım yapılamaz” seviyeye düşürdüğü Türkiye’nin görünümünü “durağan” olarak tespit etmişti. Eylül sonrasında ekonomik ve siyasal risklerin belli bir düzeyde kalabileceğini değerlendirmişti Moody’s. Ancak aradan geçen 6 ay sonunda –kredi notu ‘yatırım yapılamaz’ seviyesinde kalmakla birlikte- görünüm durağandan negatife düşürüldü. Bu bir sonraki kredi değerlendirmesinde kredi notunun bir kademe daha aşağıya çekilebileceğini gösteriyor.

***

Evet Moody’s ve diğer benzeri kredi derecelendirme kurumları tekelci finans-kapitalin düzen bekçileridir. Onların objektif(?) görünümlü normları, aslında Küresel Yönetişim adıyla pazarlanan kapitalist emperyalist propagandanın illüzyon araçlarıdır. Fakat bu kurumlar kamuoyuna açıkladıkları metinlerde –genellikle- boşa düşecek, içi boş, hamasi söylemlerde bulunmazlar. Bu onların inandırıcılığını sorgulatır. Bu tip kurumlar ekonominin “metrik” yanını ustaca kullanacak donanıma sahiptirler. Keynes’in kitaplarını da bir kenara atmış değillerdir. Onların illüzyonu çoğunlukla politika önermelerinde saklıdır. Yani yanlış durumu doğru biçimde tespit edip başka bir yanlış yol önerirler.

***

 

Moody’s’ negatif izlemeye iten Türkiye ekonomisi ile ilgili paylaştığı son tespitleri özetle şöyle:

 

* Türkiye’nin borç ödeme potansiyeli üzerindeki iç ve dış baskılar, eylül ayından bu yana ciddi şekilde artmıştır.

* Temmuzdaki başarısız darbe girişimi sonrasında ortaya çıkan sert politik ortam, umulandan çok daha fazla uzadı.

* İktidar ile anayasa değişikliğine karşı olan muhalefet arasındaki şiddetli ayrılık, referandumdan sonra da ortadan kalkmayacak.

* Temmuzdan bu yana farklı muhalefet yollarını kısıtlamaya yönelik olarak alınan önlemler, ülkenin yönetim kapasitesinin zaafa uğrattı ve özel sektör güvenini tahrip etti.

* İç politik ve jeopolitik gerilimlerin yurtiçi güven üzerinde yaptığı baskı ile kurları yükselten dış faktörler, kısa vadede büyümeyi baskı altına alacak.

* Uzun vadeli büyüme göreli olarak düşük kalmaya devam edecek.

* Düşük büyüme, ekonominin olumlu yanı olan mali dengede de bozulmaya yol açacak.

* Hükümetin politikaları öncelikle ekonominin kısa vadeli canlandırılmasına yönelik adımları, ahlaki tehlikeyi artırıyor. Alınan önlemler, büyümeyi olumsuz etkileyen temel yapısal sorunlara çare olmadığı gibi makroekonomik dengeler için risk oluşturuyor. Ayrıca devreye sokulan bazı geçici önlemlerin geri alınması zor olacaktır.

* Merkez Bankası’nın artan enflasyona karşın negatif reel faiz uygulaması, döviz borçlusu şirketlere ayrıcalıklı kur uygulaması, bankaların alacaklarını yeniden yapılandırmaya ve kredileri artırmaya zorlanması, istihdam için ücretlere sübvansiyon uygulanması, vergi ve SGK borçlarının ertelenmesi bu çerçevede sayılan yanlış önlemler arasında yer alıyor.

***

Moody’s “doğru olmasa da” Türkiye ekonomisine ilişkin tespitleri doğrudur. Hatta Moody’s’in söylediklerinin fazlası vardır eksiği yoktur.

Baca eğri evet ama çıkan duman doğru!

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 23/03/2017 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: