Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Çember daralırken


Ülkede adı konulmamış bir savaş oyunu bazen bir ilçe, bazen bir mahalle, bazen de bir sokağın yarısında sürdürülürken; iktidar koalisyonunun üretim ve bölüşüm alanlarında kasım seçimi öncesinde belirlediği hedefler de adım adım hayata geçiriliyor.

AKP’nin haziran hezimeti sonrasında tekelci sermayeyle geliştirdiği mutabakatın en önemli maddelerinden birini, yenilenecek seçimlerle (kasım seçimi) oluşturulacak tekçi iktidarın işçi sınıfı ve emekçilerin daha fazla sömürüsüne ve dolayısıyla bir avuç tekelci kapitalistin daha fazla palazlanmasına olanak tanıyacak biçimde çalışma yaşamının yeniden-inşaası hedefi oluşturuyordu.

Şimdi halkın genelinin şiddet ve ölüm sahnelerinden korkarak gazete ve televizyonlara bakmaya  bile çekindiği ortamda, korku örtüsünün neredeyse bütün bir ülkenin üzerine çekildiği bir zamanda meclis gündemine getirildi “esnek çalışma” yasa tasarısı. Meclise getirilen tasarı ile İş Kanunu ve Türkiye İş Kurumu Kanunlarında değişiklik yapılması öngörülüyor.

Uzun zamandır gündemde olan, Özel İstihdam Bürolarının faaliyet alanın genişletilmesi ve “kiralık işçilik” başta olmak üzere işçi sınıfı  açısından iş güvencesini ve sosyal hakları tamamen ortadan kaldıracak uygulamaların hayata geçirilmesi hedefinin bu tasarıyla birlikte yasal bir hal alması hedefleniyor.

***

Geçtiğimiz yıl, yine yakıcı siyasal gündemlerin arasında, metal işçilerinin direnişi başladığında önemli bir slogan gelişmişti: Hepimiz Metalciyiz!

Bu nükteli slogan iki şeyi aynı anda anlatıyordu: Metal işçisine desteğiz ve kaderimiz ortak!

Şimdi bu ikinci anlam bugün çok daha net biçimde karşımızda durmaktadır. Metal işçisinin –bugün de devam eden- direnişi sadece kendi ekonomik hakları için yürüttüğü bir mücadele değil –politik olarak- tüm sınıfın hakları için yürütlen bir mücadeledir. Metal işçilerinin mücadellerinin sahiciliği, sadece patroncu sendikayı değil, diğerlerini de mücadelenin dışına itmiş ve sınıf mücadelesinin ancak her türden bürokrasizme karşı mücadeleyle de güçleneceğini göstermişti.

Şimdi metal işçilerinin mücadelesi, sınıfın geneli açısından; yok sayılamaz,  ikinci plana atılamaz önemdedir.

***

“Kiralık işçilik” uygulamasıyla iş ilişkisinin kendisi piyasa alanına dönüştürülmek istenmektedir. İşsiz olan/bırakılan işçi Özel İstihdam Bürosu’nun  (ÖİB) müşterisi haline getirilecek, ÖİB işçiyi istediği sermayedara güvencesiz ve sosyal haktan yoksun biçimde pazarlayacak, bu “hizmetin” karşılığında da işçiden bedel alacaktır.

Tekelci sermayenin çıkarlarını korumak için (2008 krizi sonrası çıkartılan teşvik uygulamalarında olduğu gibi) toplum kaynaklarını seferber etmekten çekinmeyen sermaye koalisyonu, iş işçi sınıfı ve emekçilerin “çalışma hakkına” geldiğinde bir anda serbest piyasacı kesilmekte, işin kendisini metalaştırmaktadır.

***

Bugün –dünden daha ağır haliyle- ekonomik ve sosyal haklar mücadelesi en dolaysız biçimde siyasal haklar mücacadelesiyle de ortaklaşmak durumundadır. Çünkü mesele sadece “bir mahalleyle” ya da “metalcilerle” sınırlı değildir. Çember daraldıkça daralmaktadır. Çemberi kıracak olan eşit sosyal ve siyasal haklar için yürütülecek ortak mücadeledir.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 11/02/2016 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: