Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Bağımsızlık Mizanseni


Fed’in geçen haftaki (16 Aralık) toplantısından faiz artırımı kararının çıkmasıyla, son bir buçuk yıla damgasını vuran “faiz gerilimi” bir yönüyle nihayetlenmiş oldu. Beklenenin aksine yer yerinden oynamadı. Daha doğrusu Fed, yeri yerinden oynatmayacak düzeyde artırdı faizi. Fed’in faiz artırımı uluslararası finans-kapitale “evinize dönün” çağrısı niteliği taşıyor. Faiz artırımının düşük düzeyi ise “eve dönün ama yavaş dönün” anlamına geliyor. 2008 Küresel Kapitalist Krizi sonrası ulusal tekellerini korumak için –milyonlarca emekçisini yoksullaştırma pahasına- para saçan ABD yönetimi, saçtığı paranın sabit ve düşük faiz nedeniyle ülkeden çıkıp faizi yüksek olan “yükselen piyasalara” yönelmesine göz yumdu. Sıcak para (Kısa Vadeli Sermaye) girdiği ülke piyasalarında yalancı baharlar yaratırken, bu ülkelerdeki doğrudan yabancı yatırımların azalmasına (yükselen faizlerin de etkisiyle) yol açtı. Sıcak para oranının yükselmesi “yükselen piyasalarda” (emerging markets) yalancı baharın kısa sürüp, bu ülkelerin kırılgan (fragile) hale gelmesini de destekledi.

Yabancı sermaye tiryakisi haline getirilen kırılgan ekonomiler, Fed’in faizleri sabitlediği son 6 yılda adeta birbirlerinin üzerine basarak artırdı faizlerini. Bu operasyonların baş aktörleri de bağımsız(!) merkez bankaları oldu. “Bağımsız Merkez Bankası” demagojisi hem ABD’de hem de ona göbekten bağlanma telaşındaki ülkelerde, hükümet politikalarının tekelci sermaye grupları tarafından dizayn edilmediği, genel-geçer ekonomi kuralları gereğince rasyonel kararlar alındığı intibaı yaratma hedefine hizmet etti.

***

Bizde de durum tam olarak bu. Bir yandan Merkez Bankası 2006’dan bu yana bağımsız(?) olarak belirlediği enflasyon hedefiyle Toplu İş Sözleşmeleri (TİS) ve genel olarak işçi ve emekçilerin reel ücretlerine psikolojik sınır getirirken, faizi de yine bağımsız(!) olarak sermaye birikim rejimiyle uyumlu halde sürdürdü. Bütün bu süreçte havanda ne kadar su dövüldüğünden bağımsız olarak, Merkez Bankası sermaye koalisyonunun amaçlarından hiç sapmadı. Zaten “Merkez Bankası Bağımsızlığından” anlaşılması gereken de “araç bağımsızlığıydı”! Yani, sermayenin ihtiyaçlarına karşılık gelecek politikaları geliştirme ve bu politikaları çeşitli süslerle (faiz koridoru gibi) bezeme konusunda bağımsızdı Merkez Bankası. En azından kendisine “Eyy Merkez Bankası” denilinceye kadar!

***

Fed’in faiz artırımına Türkiye dışındaki “kırılgan ülkelerin” bağımsız(!) merkez bankları anında karşılık vererek faiz artırımını sürdürürken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Salı günkü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında “faizi artırmama” kararı aldı. İktidar çevreleri TCMB’nın bu kararıyla Fed’den bile bağımsız olduğunu ilan ettiğini savunurken, kurumsalcı kapitalizmin savunusuna düşen ana muhalefet ise kararın TCMB’nin hükümete bağımlılığını perçinlediğini söyledi.

***

Birbirinden (Merkez Bankası ve iktidar) bağımsız olarak düşünemeyeceğimize göre; nedir iktidarı faiz artırımından alıkoyan?

Her ne kadar TÜİK’in sihirli dokunuşuyla üçüncü çeyrek büyümesi yüzde 0,25 beklenirken yüzde 4 olarak gerçekleşmiş gibi gözükse de, hareket alanı gün geçtikçe daralan bir ekonomik enkaz bulunmakta. 1 Kasım öncesinde oluşturulan sermaye-iktidar koalisyonunun temel ilkelerinden biri de “yatırım ikliminin iyileştirilmesi”dir. Şimdi verilen sözler tutulmakta, bütün para, maliye politikaları ile teşvik uygulamaları sermaye sınıfı için seferber edilmektedir. Hükümetin asgari programında öngördüğü; gücü piyasalarının esnekleştirilmesi (sömürü oranının artırılması), kıdem tazminatı hakkının gaspı, asgari ücret artışı adı altında farklılaştırılmış asgari ücret uygulamasıyla sermayeye kaynak aktarımının hızlandırılması hedefleri de “bağımsız” kamu kurumları tarafından kapitalist ekonominin tarafsız(!) ilkeleri gereğince yapılacaktır. Bu mizansen işçi sınıfı ve emekçilerin kendi “bağımsız” politikasını uygulayıncaya kadar da sürecektir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 24/12/2015 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: