Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Seçim ve sonrası


Seçim yaklaştıkça ekonomik enkazın saklanması güçleşiyor. Dış ticaretteki daralma, işsizlik ve enflasyon oranlarındaki hızlı artışlar, dolar kurunun tarihi zirveleri test etmesi derken, AKP koalisyonu 13 yıldır savunduğu “taş gibi” ekonomiden dem vurmaz hale geldi. İktidar,  seçimden sonra kopacak gerçek fırtınayı düşünüyor. Kimin gemisini kurtarabileceğini yaşayarak göreceğiz.

CHP ve AKP’nin çatı ekonomi adayı Kemal Derviş, geçen hafta Türkiye ekonomisi için yüzde ikilerde büyüme ortalamaları öngörürken başka söze gerek var mı?

Tüm ekonomik enkaz içerisinde yükselen tek şey inşaat!

Konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 40 artmış durumda. Konut balonu da bankacılık sistemindeki risklerle birlikte patlamaya doğru gidiyor.

***

İçine girilmekte olan kriz, elbette bir yönüyle ABD’deki gelişme dinamikleri ve Türkiye’nin başını çektiği “kırılgan ekonomilerin” genel durumundan etkilenmekte ancak kendine has nitelikler de göstermektedir.

Kırılganlar içinde de en kırılgan ülke olunmasında; nitelikli yalnızlığımızın etkisi büyük. Dış ticaretin özellikle Avrupa ülkeleri karşısında bu kadar sert biçimde daralmasının ardında, Türkiye’nin bir süredir içinde beslenip geliştiği “savaş ekonomisi”nin yarattığı güvensizlik var.

Seçimden sonra, uluslararası tekelci sermayenin yatırım için ülkeye çekilmesi amacıyla yeni taahhütlerin altına girilecektir.

Bu taahhütlerin başında; işçilik ücretlerinin baskılanması, eğer kaldıysa sosyal güvencenin ortadan kaldırılması, doğa üzerindeki tahakkümün sınırsız hale getirilmesi gelecektir.

***

Belki burjuva partileri açısından seçimin gelip çatmasıyla, seçim afişlerinin derlenip toplanma, oyların sayılıp tasniflenme ve milletvekilliklerinin tadını çıkarma günleri geliyor olabilir ama işçi sınıfı ve emekçiler açısından yoğun bir mücadele dönemi başlıyor.

Bu anlamda bu yaz sıcak geçecektir.

Mücadelenin ilk adımı metal işçilerinindi şimdi diğer sektörler ekleniyor.

Sınıf mücadelesinin seçimleri aşan boyutu önemlidir ancak aynı zamanda mücadelenin meclis çatısına da taşınması önemlidir. HDP’nin barajı geçemediği ve iktidar koalisyonunun tek başına iktidar gücünü sürdürdüğü durum, işçi sınıf ve emekçileri de dolaysız biçimde yeni yasal ve fiili uygulamalarla baskılanacakları bir durumla yüz yüze bırakacaktır.

Bugün açısından hem sınıf mücadelesinin güçlenmesi hem de demokrasinin gelişimi için HDP’nin barajı geçmesi elzemdir.

Aslında HDP oylarının şu anki “sınırda” görünümü sınıf mücadelesi ile demokrasi mücadelesinin ortaklaşması gereğinin ne kadar yakıcı ve aynı zamanda bıçak sırtı bir durum yarattığını da göstermektedir.

Demokratik halk iktidarının olanaklı hale gelmesinde sınıf mücadelesiyle demokrasi mücadelesinin her koşulda birlikteliğini yeniden düşünmek ve üretmek gerekmektedir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 02/06/2015 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: