Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Ölümü hatırla, yaşam için savaş!


Bugün (28 Nisan) Uluslararası İşçileri Anma Günü. Kapitalist üretim çarklarında iş “kazası” ve meslek hastalıklarına bağlı olarak yaşamını yitiren, sakat kalan ya da sağlığını kaybeden işçileri anma günü!

1984 yılında Kanada’da Kamu Emekçileri Sendikası’nın (CUPE) başlattığı 28 Nisan anması, önce Kanada genelinde daha sonra ABD’de ve ardından da çeşitli işçi federasyonlarının etkisiyle uluslararası ölçekte kabul görmeye başlamıştır. ILO da (Uluslararası Çalışma Örgütü) 2002 yılında 28 Nisan’ın Dünya Güvenli ve Sağlıklı Çalışma Günü olarak Birleşmiş Milletler tarafından tanınan resmi bir gün olmasını önermiştir.

Halen 16 ülke 28 Nisan anma gününü resmi olarak kabul etmektedir.

Uluslararası İşçileri Anma Günü kapsamında her yıl uluslararası düzeyde çeşitli anma,  etkinlik ve kampanyalar düzenleniyor. Anma etkinliklerinin temel sloganı: Ölümü hatırla, yaşam için savaş!

***

Diyeceksiniz ki: Bu ülkede dirimizi ne kadar sayıyorlar ki, ölümüzü de ansınlar! Doğru.

İş cinayetini fıtrata, iş kazasını işçinin ihmaline bağlayıp meslek hastalığını da yok sayan iktidardan daha fazlası beklenmez!

Gelin bugün, Soma’da katledilen 301 işçiyi değil (onları Mayıs’ın 13’ünde anıp tekrar bir yıllığına unutacağız nasıl olsa!), 2014 yılında iş cinayetine kurban giden 1886 işçiyi de değil, meslek hastalığına yakalanan 350 bin işçi ve emekçiyi de değil, sadece bir işçiyi hatırlayalım ve analım: Zafer Açıkgözoğlu.

İstanbul Üniversitesi, İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi’nde taşeron işçi olarak çalışırken herhangi bir koruyucu önlem alınmaksızın işveren ve temsilcisi tarafından zorla lağım temizlettirilen ve karaciğer enfeksiyonuna yakalanarak 17 Ağustos 2014’de yaşamını yitiren Zafer Açıkgözoğlu’nu hatırlayalım ve analım.

Zafer Açıkgözlü maruz bırakıldığı ölüm ile ilgili kendisi gibi taşeron işçi konumundaki arkadaşlarına bir mektup yazmıştı. Mektubunda: “Biliyorum arkamdan iki gün ağlayıp üçüncü gün unutacaksınız. Hayatınıza hiçbir şey olmamış gibi devam edeceksiniz. Benden önce her sene iş kazasından ölen 1500 kişi gibi Soma’da ölen 301 işçi gibi…

Şimdi diyorum ki iş-ekmek buldum diye sevinirken gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması, gerekli eğitimin verilmemesi ve alt yapı eksikliklerin ötürü canımdan oldum. Artık hiçbir işçi bu sıkıntıları yaşamasın. Sizler aynı kurumda çalışmaya devam edeceksiniz. Yaşamak istiyorsanız, sevdiklerinizden mutlu bir yaşam sürmek, evlenmek çocuk sahibi olmak insan olmak istiyorsanız var olan şartların eğitimlerin tamamlanmasını isteyin. Çalışma Bakanlığı başta olmak üzere tüm sorumluların yasalarca cezalarının verilmesi en büyük dileğimdir. Ceza alsınlar ki kimse tekrar bu hataları yapmasın” diyordu.

Zafer Açıkgözlü’nün ölümünü unutanlar da oldu, hem o hem de kendileri için mücadeleye devam edenler de oldu. Zafer Açıkgözlü, sağlık mücadelesi süresince yaşam mücadelesini de  Taşeron İşçileri Çalışma ve Dayanışma Derneği çatısı altında sürdürdü. Bu mücadelenin kendi yaşamını geri getirmeyeceğini biliyordu. Ama bilincine ulaştığı başka bir gerçek daha vardı: Ancak ortak mücadele ve unutmak değil hatırlamak, hatırlatmak yeni ölümleri yaratan taşeron zorbalığını durdurabilirdi.

***

Zafer Açıkgözlü ve kendi gelecekleri için taşerona karşı mücadele eden işçilere –doğal olarak- bilim insanlarından ve emek örgütlerinden de destek geldi. Özellikle işçi sağlığı ve meslek hastalıkları konusunda önemli çalışmaları bulunan Dr. Coşkun Canıvar bu isimlerden biri. Coşkun Canıvar, hekimlik mesleğinin ve bilimin toplumsal gereklerini gözeterek Türkiye’de çok önemli alan çalışmaları yapan isimlerden biridir. Onun bu alandaki kıymetli başarıları da cezasız kalamazdı elbette!

İstanbul Üniversitesi’nin çiçeği burnuna atamayla kondurulmuş yönetimi, tıp fakültesindeki İşçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerinin fonksiyonel olarak yürütülmesi gerektiğini ifade eden Dr. Coşkun Canıvar’a kademe durdurma cezası verilmek üzere adım attı. İstanbul Tabip Odası, Canıvar’a verilen disiplin cezasına karşı çıkmak amacıyla “Kademeyi Değil Meslek Hastalıklarını, Güvencesiz Çalışmayı, İşçi Cinayetlerini, Taşeronlaşmayı Durdurun” ismiyle bir kampanya başlattı.

Bu kampanyaya destek olarak, iş cinayetlerine ve meslek hastalıklarına karşı ortak mücadeleye de destek olabiliriz.

Öyle ya; yaşam için savaşmadan, ölümü hatırlamak faydasız!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 28/04/2015 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: