Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Komşudan çıkan sonuç: Birlik


Yunanistan’da Pazar günü yapılan seçimlerden sol koalisyon SYRIZA’nın iktidar olarak çıkması Yunanistan halkının, AB’nin kapitalist-emperyalist ülkelerinin (Almanya gibi) ve uluslararası kapitalist düzenlemeci kurumların (IMF gibi) dayattığı ve mevcut iktidar tarafından uygulanan yoksullaştırıcı politikalara karşı tepkisi olarak karşımıza çıktı. Oysa mevcut koalisyonun büyük ortağı, Antonis Samaras’ın liderliğindeki Yeni Demokrasi Partisinden de yoksullaştırıcı politikalara karşı halkın yanında adım atması bekleniyordu. Ama öyle olmadı. Neticede, Yeni Demokrasi Partisi son üç seçimdeki oy kaybını istikrarlı biçimde sürdürürken, iktidarın küçük ortağı PASOK parlamentoda en düşük temsil düzeyine geriledi.

Şu açık ki, Yunanistan halkı AB emperyalizminin ve kapitalist deregülasyon sürecinin ülke kaynaklarına ve milyonlarca emekçinin hayatına koyduğu ipotekten rahatsızdır. Bu durumu değiştirmek istemektedir. Bunun için seçim dışında da -grevler de dâhil olmak üzere- birçok toplumsal tepki de süregelmektedir.

SYRIZA’nın zaferi halkın zaferidir, kutlu olsun!

Peki, bundan sonra ne olacaktır Yunanistan’da?

Seçim coşkusu geçtikten sonra bu sorunun cevabının ne olacağı tartışılacaktır. Bir “çokluk hareketi” olarak ortaya çıkan SYRIZA koalisyonunun krizin yükünü ödemeyi reddetmesini, dahası bu yükü ortaya çıkartan kapitalist üretim ve bölüşüm ilişkilerini ortadan kaldırma gücü ve yönelişi göstermesi ancak ona oy veren milyonların oluşturduğu seçim birliğini seçim sonrasına da taşımalarına bağlıdır.

Seçim sonuçları açıklandıktan sonra Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Politbüro Üyesi Nikos Sofianos yaptığı açıklamada; SYRIZA’nın AB ve IMF politikalarını sürdüreceğini, halkın “hükümet gitsin de kim gelirse gelsin” diyerek SYRIZA’ya oy verdiğini belirtti. Bu kısmen doğrudur ancak SYRIZA’nın bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği, yola çıktıklarının mücadelesine de bağlıdır. KKE’nin salt programatik eleştirel tutum içinde olması hem kendi sıkıştığı oy oranını hem de SYRIZA’nın zaferini açıklamaktadır. Sadece doğruyu söylemek değil, o doğruyu kitlelere mal etmek önemlidir. Yunanistan seçimi bunu bir kez daha göstermiştir.

***

Yunanistan seçimlerinin Türkiye’nin çokluk siyasetine meyilli sol/sosyalist çevreleri üzerindeki etkisi tam anlamıyla bir zafer coşkusu oldu. Zafer coşkusu ama kutlayan değil, kendine yontan bir zafer coşkusu! Öyle ya, Yunanistan’da oluyorsa Türkiye’de de neden Birleşik Haziran Hareketi (BHH) ya da Halkların Demokratik Partisi (HDP) ya da CHP halkın teveccühüne mazhar olmasın! Açık söyleyelim ki, bu üç siyasal oluşum çokluk siyasetini bırakıp ciddi anlamda bir birliğin koşullarını 29 Ocak Metal Grevi’”nden başlayarak oluşturmadıkça, 2015 Genel Seçimlerinden tek başlarına hedefledikleri başarılara ulaşmaları olanaklı gözükmemektedir. Üç hareketin Yunanistan seçimlerinden alacakları sonuç ön koşulsuz birlik fikri olabilir.

***

Biliyorsunuz, son yirmi yıldır Metal İşçilerinin büyük çoğunluğunu temsil eden Türk-Metal Sendikası ile işveren sendikası MESS (Madeni Eşya Sanayicileri Sendikası) arasında 150 bin işçiyi bağlayan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) “bir şekilde” imzalanır ve işkolunda örgütlü diğer sendikaların da (Birleşik Metal İş ve Çelik-İş) eli kolu bağlanırdı.

Şimdi tamamen işçilerin inisiyatifiyle Birleşik Metal-İş sendikası, örgütlü olduğu 38 işyerinde toplam 15 bin işçisiyle 29 Ocak’ta greve çıkıyor.

İşçiler, Türk Metal’in MESS ile “ortaklığına” karşı grev silahını kullanacak.

Şu soru sorulabilir: Metal işkolundaki 150 bin işçiye karşılık 15 bin işçi ne yapabilir ki? Grev her ne kadar Birleşik Metal-İş’in grevi gibi gözükse de işin aslı bu değildir. Hem Çelik-İş’te örgütlü işçiler hem de Türk Metal işçilerinin gözü, kulağı, yüreği bu grevdedir. Bu grev tüm metal işçilerinin grevidir. Bu grev sadece metal işçilerinin değil, işçi sınıfının grevidir. Bu grev sadece işçi sınıfının değil, tüm emekçilerin, ezilenlerin, gençlerin, kadınların, işsizlerin, sığınmacıların, bilim ve kültür insanlarının, çevre gönüllülerinin grevidir.

Bu grev 2015 Haziran seçimlerinin birlik mayasıdır.

Gerçekten tabandan bir birlik, 29 Ocak’taki Metal greviyle başlayacaktır. Seçime girecek güçler açısından da birliğin kurulacağı yer grev çadırları olacaktır!

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 27/01/2015 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: