Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Kahin var, inanırsak!


Andre Gorz’un “Elveda Proletarya” kitabını yazmasının üzerinden 35 yıl geçti. Gorz kitabında, hızla gelişen otomasyon sayesinde makinaların fabrikalarda işçilerin yerini alacağı ve işçiliğin de yok olacağı kehanetinde bulunuyordu. Aradan geçen 35 yıl içinde Türkiye’de de dünyanın genelinde de proleter nüfus yıldan yıla artarak çoğaldı. Bu arada Gorz öldü. Hem de proletaryanın yok olmasını göremeden!

Gorz, 2007 yılında öldü ama fikirleri nice sermaye bekçisi iktisatçı tarafından yaşatıldı!

Hevesle yaşatılmaya da devam ediliyor.

İşte, bu heveslilerden sonuncusu Nouriel Roubini. Nam-ı diğer Kâhin Roubini.

Öyle ya, 2007 yılında kapitalist birikimin tıkanmaya başladığını dünyada ondan başka hiçbir iktisatçı öngörememişti!

Marksistler vardı ya, onlar da zaten son iki krizin üçünü doğru bilmişlerdi!

Şimdi buraya 2008 Küresel Kapitalist Krizini “önceden bilen” iktisatçıların isimlerini yazmaya kalksak, muhtemelen sayfalar almaz. Onun için varsın kâhin rolü Roubini’ye kalmaya devam etsin. Zaten bu rol kendisi tarafından seçilmemiş ama onun üzerine yapıştırılmıştı.

Roubini’nin son yazısından bahsedilen haber metnine “Kâhin ekonomist Nouriel Roubini” diye başlıyor Hürriyet gazetesi. Roubini, son yazısında yeni üretim araçlarının (üretim robotları) hızla işçilerin yerini alacağını ve gelecekte 1 işçi ama binlerce robot olan fabrikalar olacağı “kehanetinde” bulunuyordu. İşsiz kalacaklara da devlet sosyal yardım yapsındı!

Şimdi, neden Roubini’ye vakti zamanında “kâhin” yaftasının yapıştırıldığı çok daha net biçimde anlaşılıyor! Bu kadar sığ bir analitik kapasiteye sahip olup, örneğin bulutlu bir günde yağmur yağacağını tahmin eden insan olsa olsa kâhin olur, o da olmadı çaylak bir simsar olur!

Roubini gerçekten, kapitalist üretimin özgül yasalarından bir haber midir? Kapitalizmin artı-değer sömürüsüne dayandığını, buradaki artığın işçinin üretimine kapitalist tarafından el konulan kısım olduğunu bilmez mi Roubini? Yani, kapitalizmin çarkları işçi olmadan değil, daha fazla işçinin daha fazla (mutlak ve nispi) sömürülmesiyle döneceğini bilmiyor olaiblir mi Roubini?

Peki ya makinalar? Makinaların nispi artı-değer miktarını artırdığı gerçektir. Güncel deyişiyle “işçinin verimini” (işçi başına üretim) artırır. İşçinin verimi demek daha fazla artı-değer sömürüsünden başka bir şey değildir. Ancak, işçiyi çekip yerine sadece makine koyduğunuzda el koyacak, biriktirecek artı-değer bulamaz kapitalist.

Roubini 2015 dünyasında göremiyordur belki gerçekten ama Marx bundan 150 yıl önce yazmıştı kapitalizmin hareket yasasını. Makina, sermayenin organik bileşimini artırır, bu da kar oranını düşürür. Elbette, kapitalist rekabet nedeniyle belli iş kısımlarında otomasyon artmaktadır. Artan bu otomasyon da, kar oranlarında düşme eğilimini artırmakta ve kapitalistlerin sömürü hırsı bilenmektedir. Bütün bu tabloda proletaryanın yok olmakta olduğunu söylemek ya da yok olacağını öngörmek ya gerçekten iktisat teorisinden ve kapitalizmin işleyiş yasalarından habersiz olmanın sonucu olabilir ya da içinde farklı bir amaç barındırabilir.

Roubini’yi bu kadar gerçek dışı bir kehanette bulunmaya iten şey nedir?

Klasiklerden günümüze kadar özellikle ABD ve İngiltere’nin rahle-i tedrisinden geçmiş burjuva iktisatçıların önemli bir kısmı –ek iş olarak- simsarlığa soyunmuş, ama ekonomik gerçeklik ve gelecek konusundaki kötü tahminleri nedeniyle ellerindekileri de kaybetmişlerdir. Belki akla gelebilecek en başarılı örnek David Ricardo olabilir simsarlar içinde. Keynes başarısız bir simsardı ama simsarlıktaki başarısızlığını “geleceğin belirsizliklerini” yatırım teorisine ekleyerek, kurtarmıştı kendisini.

Irving Fisher de farklı değildi. Bir taraftan ünlü Miktar Teorisi’ni geliştirip, diğer taraftan 1929 buhranını “en kötü tahmin eden” ve dolayısıyla çok müşteri kaybeden bir simsardı. Teorisi kaldı, batırdıkları unutuldu.

Şimdi, Roubini’ye de yeni bir “hikâye” lazım. Bir kitap olabilir, vakti gelince satılabilecek bir ödül olabilir. Kendisi de bunun farkında olacak ki, yeni kehanetlerle çıkını doldurma derdine düşmüş gibi görünüyor. O bir kâhin değil ama basiretli bir tacirdir. Çünkü sattıklarını alacak birileri hala vardır!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 06/01/2015 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: