Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Plaketin lafı mı olur!


AKP iktidarının politikaları mısır patlağı gibi. Bir yanda yargı politikası patlıyor, öte tarafta eğitim politikası, beri tarafta ise ekonomi politikası…

Ekonomiye bakalım.

Geçen hafta ardı sıra açıklanan büyüme ve işsizlik rakamları ekonominin içine girdiği durgunluğu gözler önüne seriyor. Gerçi TÜİK açıklamadı ama kişi başına düşen milli gelir 10.000 Doların altına indi. İşsizlik oranında rekor tazelendi.

Bir yanda da TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı geçen hafta rekor düzeye (1 Dolar= 2,41 TL) ulaştı. Şimdi 2,32 düzeyinde gezinen dolar kurunun geçen yıl bu zamanlar (17 Aralık öncesi) 2,03 olduğunu hatırlarsak, yıllık değer kaybının yaklaşık yüzde 20’ye dayandığını görebiliriz.

Bunların yanında geçen hafta tahvil faizleri de yüzde 9’u aştı. Hem tahvil faizlerindeki tırmanışın hem de yeni yılla birlikte gelecek vergi artışları ve zamların enflasyon üzerinde de kalıcı etkileri olacaktır.

İktidarın daralan Irak, Suriye, İran ve Libya pazarının yerine ikame etmeye heveslendiği Rusya’nın da krize sürüklenmeye başlaması, o cepheyi de risk alanına dönüştürüyor. Daha şimdiden bavul ticareti kesilmeye başladı.

Ekonomide bunlar olurken, iktidar 2015 yılı bütçesini meclisten geçirme telaşında.

Gerçi haksızlık yapmayalım. Geçen hafta başbakan çıkıp, bilmem kaç yüz maddelik ekonomide yapısal dönüşüm programının bir kısmını daha açıkladı.

Bu yapısal program işi biraz dizi film işine döndü. Heyecanla sonunu bekliyoruz!

Malum, Türkiye’de tasarrufların milli gelire oranı tarihi dip düzeyinde. Savaş dönemleri bile yüzde 20’in altını görmeyen tasarruf oranı yüzde 13’lere kadar inmiş durumda. Yerli tasarrufunuz yetersizse sermaye birikiminiz düşük kalır ve yeniden-üretim yaparak sermaye birikimini genişletemezsiniz. Bu durumda eksik kalan sermaye dışarıdan ithal edilir. Bunun da bedeli vardır; ekonomik tavizler, yükselen faiz oranları ve kırılganlık gibi.

Tasarruf yetersizliği yapısal bir sorundur. İşçi ve emekçilerin gelirden aldıkları pay azaldıkça toplam tasarruflarda gerileme meydana gelir. Neticede halkın büyük çoğunluğu bırakın tasarruf etmeyi, geçinmeyi bile sağlayamayıp negatif tasarrufa (borçlanma, kredi kartı ve tüketici kredisi kullanımı gibi) yönelmektedir. Kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarının 300 milyar TL’yi aştığını düşününce, yakın gelecekte de halkın “tasarruf oranına” katkısının olamayacağı açık.

Başbakan bu gerçeği görmüş olacak ki, kamunun tasarrufa yöneleceğinin müjdesini verdi geçen hafta açıklanan yeni programla. Gerçi, cumhurbaşkanı 1150 civarı odalı sarayından “itibardan tasarruf olmaz” diye söz ediyor ama başbakan israfa çözümü bulmuş gibi: Kamu kurumları plaket vermeyecek! Plakete harcanan paralar da kamunun tasarrufunu artıracak.

Mesele eğlenceli gibi gözükse de, plaketin arkasında yeni vergi ilanı gizli. Lüks ürünlere yeni vergiden bahsediliyor programda. Lüks deyince, altın varaklı bardaklar gelmesin hemen aklınıza. Lüks mallar, zorunlu temel tüketim malları dışında kalan tüm mallardır. Kol saatini de (800 bin TL’lik olmayanlar da), cep telefonunu da, televizyonu da lüks mal kategorisine alabilirsiniz. Aslında bugün ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) ödediğimiz her şey yeni verginin de kapsamına girebilir: Alkol, tütün mamulleri, benzin, tıraş köpüğü gibi. Evet, tıraş köpüğüne de ÖTV ödüyoruz. O kadar da bonkörüz. Zaten ancak bu kadar bonkör toplumların cumhurbaşkanının 1150 civarı odalı sarayı ve sarayın içinde vergiden azade altın varaklı bardakları olur değil mi? Ne kadar plaket versek azdır!

 

23/12/2014

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 26/12/2014 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: