Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Açlığı sıfırlamak


Davutoğlu, ilgisini dış politikadan ekonomiye çevirmiş gibi gözüküyor. Bu gidişle ekonomide “sıfır sorun” dönemini yaşayacağız. Geçtiğimiz hafta, Uluslararası Kalkınma İşbirliği Konferansında konuştu. Konferansın gündemi kalkınma (kapitalist gelişme) olunca ister istemez konuşmasında, açlık ve yoksulluğun nasıl çözülmekte(?) olan bir sorun olduğuna değiniyor Davutoğlu: “Türkiye’de bugün yoksulluk baremi olan günlük 3 dolar gelirin altında hiç kimse kalmadı, 10 yıl önce yüzde 30 olan günde 4 dolar limitinin altında yaşayanların oranının ise yüzde 2,8’e düştü”.
Aslında, bu konuşmanın neredeyse aynısını Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, bir ay önce Antalya AKP il örgütünü ziyaretinde yapmıştı: “2002 yılında Türkiye’de nüfusun yüzde 30’un günlük 4,3 dolarlık gelir seviyesinin altında yaşarken, 2012 yılı sonunda bu rakamın yüzde 30’dan yüzde 2’ye düştü”.
Yuvarlamalar farklı olsa da, konuşmaya dayanak oluşturan rakamların aynı rapordan alındığı aşikâr. Rapor, TÜİK’in 2011 Yoksulluk Çalışması Sonuçlarına dayanıyor. Aynı raporda, Harcama Esaslı Fert Yoksulluğunun ülke genelinde 2002 yılında yüzde 14,74 iken 2009 yılında yüzde 15,12’ye çıktığı ve kırsal kesimde bu oranın 2002 yılında yüzde 19,86 iken 2009 yılında yüzde 34,12’ye fırladığı gözüküyor. 2009 sonrası Türkiye ekonomisinde küresel kapitalist kriz ve içsel birikim sisteminin tıkanmasına bağlı olarak açlık ve yoksulluğun daha fazla yaygınlaştığı rahatlıkla söylenebilir.
TÜİK’in bu alt başlıkta 2009 sonrasına dair raporu yok!
“Olsa ne olur?” der gibisiniz. Öyle ya, istatistikler ne yapar açlık ve yoksulluğa, sıfırlamaktan başka!
2011 yılında OECD bir rapor yayımladı. Rapora göre, Türkiye’de açlık sınırında yaşayan çocuk sayısı yüzde 24.6 . Bu oranla Türkiye 39 ülke arasında İsrail ve Meksika’nın ardından üçüncü sırada. İstatistiklere göre Türkiye’de her 4 çocuktan biri açlık sınırında yaşıyor. OECD ortalaması yüzde 12.7. Ortalama bir OECD ülkesinin iki katı kadar çocuğumuz her gün aç yatıp, aç uyanıyor. Raporda obezite sorununa da değiniliyor ve Türkiye ve benzeri konumdaki ülkelerde bu sorunun pek yaşanmadığına vurgu yapılıyor. Aç çocuk nasıl obez olsun?
***
Kadınlar, çocuklar ve tarımda çalışanlar… Bu ülkenin açlık ve yoksulluğa en çok maruz bırakılan kesimleri.
Mevcut tarım politikası ve üç çocuk “şiarı” göz önüne alınırsa, gelecek dönemlerde de daha fazla aç çocuk, daha fazla işgücüne katılamayıp yoksullaşan kadın ve yok edilen tarımsal alanlarda kaybolup giden kır emekçileri göreceğiz.
Türkiye’de hâlihazırda, nüfusun en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kısmı, toplam gelirden yüzde 46,6 pay alırken, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay yüzde 5,9.
Bir ülkede açlık ve yoksulluğun sebebi yine o ülkedeki zenginlikte yani bölüşüm sorunundadır. Kapitalist eklemlenmeci bir ülkede gelir dağılımı sorunu giderilmedikçe açlık ve yoksulluk istatistikî verilerle oynayarak sıfırlanamaz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 24/06/2014 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: