Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Bu kapital, o kapital değil!


Geçen hafta Cüneyt Özdemir programında, Thomas Piketty’nin “21. yy.’da Kapital” isimli kitabını tanıtınca ve Türkiye’deki iktisatçıların ABD’deki bu best seller kitap hakkında bilgi sahibi olmadığını söyleyince, bir anda ne kadar sağ ve sol sapma burjuva iktisatçısı varsa köşelerine bu konuyu taşıdılar.
Tabii her biri kendi meşrebince…
Öncelikle, aslında kendilerinin bu kitabı daha önceden duydukları ve hatta okudukları konusunda okuyucuyu ikna etmeye çabaladıktan sonra, birkaç yabancı siteden devşirme olumlu ve olumsuz eleştirileri de sıralayıp “görevi” savuşturdular.
***
Kapitalizm kendi sonuna yaklaştıkça, onun ideologları da Mesihliğe soyunuyor haliyle. Örneğin azılı bir kapitalist, “kapitalizm aşağılık bir ekonomik/toplumsal sistemdir” dese pek ilgi çekici olmaz; nasıl bir sistem olduğu zaten suratından anlaşılacağı için. Ancak, işin içine biraz devlet, müdahale, düzenleme kavramları serpilmiş ve ucundan Keynesyen sosa bulanmış bir tespit çölde vaha etkisi yaratabilir.
Vaha olma hali salt bir görüntü sunar. Bir derde derman olmaz.
Piketty’nin çalışması da biraz öyle. Elbette önemli bir çabanın ürünü bu kitap. Kitabın daha ön sözünde bunu özellikle vurguluyor Piketti ve 1998 yılından beri bu proje üzerine yoğunlaştığını söylüyor.
Keynes’in usanmak bilmeyen “teori üretme” çabası geliyor insanın aklına Piketty’nin bu vurgusunu okuyunca.
Keynes, Genel Teori’den önce best seller olan “Barışın Ekonomik Sonuçları”ndan tutun da ölmeden önce çerçeve fikrini oluşturduğu uluslararası kapitalist düzenlemeci kurumlara kadar en az müdahalecilikten en ileri kapitalist müdahaleye ulaşan bir yelpazede “fikir değiştirmişti”. Keynesin her duruma uygun bir teori üretip ünlenme hırsını Churchill’in “Bir odaya iki iktisatçı kapatın ve bir konu verin kesinlikle iki farklı fikir çıkar, bunlardan biri John Maynard Keynes ise üç farklı fikir çıkar” sözü çok güzel anlatır.
Dönelim tekrar Piketty’ye. Orijinal iki katkısı var kitapta literatüre: Gelir dağılımı, servet, sermaye birikimi konularında erken-kapitalist ülkelerin ayrıntılı bir resmini çizmiş ve kapitalizmin sonunun çok yaklaştığını içeriden fısıldamıştır.
Politika önermesi konusunda aynı çabanın veya yönelişin olduğunu söylemek mümkün değil. Çok zayıf bir nedensellik kitabın üzerine sinmiş ve uluslararası kapitalist düzenlemecilik dışında bir “farklı yol” çiz(e)memiştir. Örneğin sınıf ya da sınıf mücadeleleri yoktur Piketty’nin çizdiği resimde. Oysaki 200 yılı aşkın sürelik bir “kapitalizm resmi”ndeki tüm hatlar, ayrışmalar, eşitsizlikler sınıfsaldır ve sınıf mücadeleleri görünürdür.
***
Şimdi, Marx’ın Kapital’iyle Piketty’nin kitabı arasında benzetişim kurup “işte kapitalizmi yaşatacak formülü bulduk” diye dolaşanlar için Manifesto’yu tekrar okumalarını tavsiye edebiliriz. Manifesto’daki gelecek tahayyülü ve o geleceği biçimlendirecek sınıfa dair önermeler meselenin “olanı söylemek” değil, “olanı değiştirmek” olduğunu da anlatır. Bunun için Manifesto ilk günkü kadar güncel ve ilk günkü kadar geleceğe yakındır.
Öte yandan erken-kapitalist merkez ülkelerin “eşitsizlik tarihi” kadar ülkemizin eşitsizlik tarihi için de Mübeccel Kıray ve Korkut Boratav’ın sosyal/sınıfsal analiz içeren çalışmaları ve daha “ölçülebilir” veri setleri için de Erinç Yeldan’ın çalışmalarına bakılabilir.
Neticede, değiştirilecek gerçeğin bu ülkedeki halini bu ülkede yaşayıp bu ülkeye bakanlardan öğrenebiliriz.
Gerçeği değiştirecek inancı ise 42 yıl önce bugün idam sehpasına yürüyen Deniz’in, Yusuf’un Hüseyin’in gözlerinde buluruz…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 06/05/2014 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: