Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Aynı gemidesiniz!


Geçtiğimiz hafta ülke tarihinin en büyük ikinci özelleştirme (blok satış) ihalesi yapıldı. Otoyol ve Köprü’ler satıldı. Biliyorsunuz ihaleyi; Koç Grubu-Gözde Girişim Sermayesi (Ülker Grubu)-UEM Grup konsorsiyumu kazandı. İhale bedeli 5 milyar 720 milyon Dolar oldu.
İhale, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olan, yapım, bakım, onarım ve işletimini üstlendiği, bağlantı yolları ile birlikte, Boğaz köprüleri ve tüm otoyolları kapsıyor. Yani şöyle başınızı çevirdiğinizde gördüğünüz her yer satılmış durumda.
***
Durum çok normalmiş gibi muhalefet partilerinden ne bir ses var ne de seda! Bu da gösteriyor ki, özelleştirme adı altında yapılan bu tip blok satışlar konusunda iktidar ile muhalefet aynı geminin kaptanları!
***
Son on yılda gerçekleştirilen satışlarla Kamu işletmeleri tasviye edildi. Yüzbinler ya işsiz kaldı ya da güvencesiz kadrolara geçiş yapmaya zorlandı. Bu süreçte de –toplumsal muhalefet dışında- sistem içi muhalefetten ciddi bir karşı çıkış olmadı. Zaten iktidarda AKP değil de onlar da olsa aynını yapacaklardı. Değil mi ki, bugünün “yol haritasını” çizen DSP-ANAP-MHP koalisyonu döneminde hazırlanan Derviş Planıdır (Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı).
İhale burjuva siyasetinin mevzu bahis sermaye birikimi olduğunda nasıl kol kola yürüdüğünü göstermiştir.
***
İhalenin görünür kıldığı bir diğer gerçek ise sermayenin renginin olmayacağı gerçeğidir. Daha düne kadar sözde beyaz sermaye (kent soylu) – yeşil sermaye (anadolu sermayesi) ayırımı üzerinden politika üretilirken; gelinen aşama esasen mevcut birikim sisteminin hemen tüm sermaye gruplarına gelişebilecekleri alanları açtığını göstermiştir.
Koç ile Ülker’in bu kardeşliği aslında sınıfsal konumlanışın günlük ideolojik farklılıkların (?) ne kadar suni olduğunu da gösteriyor.
***
Kapitalist üretimin sınırsız yayılımı sırasında; Ulusal-Yabancı, Dinci-Laikçi, Kentli-Kırlı, İyi-Kötü gibi tüm sermaye kategorileri de birbirine karışıyor. Aslında bu bir tür öze dönüş: Sermaye sermayedir!
***
Beyaz Sermaye ile Yeşil Sermaye arasındaki yakınlaşma her ne kadar Koç-Ülker ortaklığında görünür olsa da birliktelik uzun süredir devam ediyor. Konuyla ilgili 15 Mayıs 2010 tarihinde “TÜMÜ-SİAD” başlıklı bir yazı yazmıştım. Satır başları şöyle:
“MÜSİAD’ın 20 yıllık tarihindeki ilk TÜSİAD ziyareti Perşembe günü gerçekleşti. Bu ziyaret Türkiye’de sermaye birikiminde ortaya çıkan “sözde” çatışmalı sürecin de sona erdiğini gösteriyor. MÜSİAD’ın ziyaret koşullarını yaratan süreç TÜSİAD ile Hükümet arasında önce gerginlikle sonra yakın “işbirliği” ile devam eden ilişkinin bir meyvesi olarak kabul görmektedir. Ancak bu ziyaret ve bundan sonraki süreçte sermaye örgütleri arasında yaşanacak yakınlaşma esas olarak kriz döneminde yaratılan artığın ortaya çıkardığı bir durumdur.”
Devamında şunları yazmışım:
“İsteyen laik-şeriatçı diye isteyen Anadolu sermayesi- Kentsoylu sermaye diyerek tamtamlar çaladursun, yakın dönem sermayenin tek ve yalın biçimde sermaye olduğunu gösterecek”.
***
Özellikle son on yıldaki; işsizleştirme, yoğun sömürü, sosyal hakların tırpanlanması gibi politikaların “panzehiri” olarak sermaye örgütlerince dillendirilen “aynı gemideyiz” sözünün gerçek anlamı da daha belirgin olarak görünür oluyor!
Evet aynı gemidesiniz!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 25/12/2012 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: