Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Çocuk


Dün yine saçı sıfıra vurulan çocukların ülkesinde, onları temsilen(!) birkaç çocuk muhterem büyüklerinin koltuğunda oturup onların sabrını zorladı. TRT Konya’da program yaptı, mülki ve idari yöneticiler şefkatlerini gösterdi ve bu yıl da 23 Nisan kazasız belasız atlatıldı!
Oysa büyüklerin koltuğuna oturmaktansa kendi çocukluklarını yaşayabildikleri bir ülke daha iyi olmaz mı?
2012 Türkiye’sinde;
Yüz binlerce çocuk, aç uyuyup aç uyanıyor yeni güne,
Yüz binlercesi ebeveynleri ve sosyal çevrelerinin şiddetine, tacizine maruz kalıyor,
Binlercesi, parmaklıklar ardında tutuluyor…
***
Birleşmiş Milletler Örgütü, 1954 yılında düzenlediği toplantıda Ekim ayının ilk Pazartesi gününü “Dünya Çocuk Günü” olarak kabul etti. Dünya Çocuk Günü Birleşmiş Milletler Örgütü’ne üye tüm ülkelerde Ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanır.
Aynı örgütün 1959 yılındaki toplantısında ise “Çocuk Hakları Bildirgesi” yayınlanmıştır.
Bugün bu yazıda Çocuk Hakları Bildirgesinin ilkelerini hatırlatmak istiyorum.
“- Tüm dünya çocukları bu bildirgedeki haklardan din, dil, ırk, renk, cinsiyet, milliyet, mülkiyet, siyasi, sosyal sınıf ayırımı yapılmaksızın yararlanmalıdır.
– Çocuklar özel olarak korunmalı, yasa ve gerekli kurumların yardımı ile fiziksel, zihinsel, ahlaki, ruhsal ve toplumsal olarak sağlıklı normal koşullar altında özgür ve onurunun zedelenmeyecek şekilde yetişmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla çıkarılacak yasalarda çocuğun en yüksek çıkarları gözetilmelidir
– Her çocuğun doğduğu anda bir adı ve bir devletin vatandaşı olma hakkı vardır.
– Çocuklar sosyal güvenlikten yararlanmalı, sağlıklı bir biçimde büyümesi için kendisine ve annesine doğum öncesi ve sonrası özel bakım ve korunma sağlanmalıdır. Çocuklara yeterli beslenme, barınma, dinlenme, oyun olanakları ile gerekli tıbbi bakım sağlanmalıdır.
– Fiziksel, zihinsel ya da sosyal bakımdan özürlü çocuğa gerekli tedavi, eğitim ve bakım sağlanmalıdır.
– Çocuğun kişiliğini geliştirmesi için anlayış ve sevgiye gereksinimi vardır. Anne ve babasının bakımı ve sorumluluğu altında her durumda bir sevgi ve güvenlik ortamında yetişmelidir. Küçük yaşlarda çocuğu annesinden ayırmamak için bütün olanaklar kullanılmalıdır. Ailesi ve yeterli maddi desteği olmayan çocuklara özel bakım sağlamak toplumun ve kurumların görevidir. Çocuk sayısı fazla olan ailelere devlet yardımı yapılmalıdır.
– Genel kültür ve yeteneklerini, bireysel karar verme gücü, ahlaki ve toplumsal sorumluluğu geliştirecek ve topluma yararlı bir üye olmasını sağlayacak eğitim hakkı verilmelidir. Bu eğitimde sorumluluk önce ailenin olmalıdır. Eğitimin ilk aşamaları parasız ve zorunlu olmalıdır.
– Çocuk her koşulda koruma ve kurtarma olanaklarından ilk yararlananlar arasında olmalıdır.
– Çocuklar her türlü istismar, ihmal ve sömürüye karşı korunmalı ve hiçbir şekilde ticaret konusu olmamalıdır. Çocuk uygun bir asgari yaştan önce çalıştırılmayacak, sağlığını ve eğitimini tehlikeye sokacak fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişmesini engelleyecek bir işe girmeye zorlanmayacak ve izin verilmeyecektir.
– Çocuk ırk, din ya da başka bir ayrımcılığı teşvik eden uygulamalardan korunacaktır. Anlayış, hoşgörü, insanlar arası dostluk, barış ve evrensel kardeşlik ortamında enerji ve yeteneklerini diğer insanların hizmetine sunulması gerektiği bilinciyle yetiştirilmelidir.”
***
Çocukların çocuk olabileceği günlere…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 24/04/2012 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: