Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Depremin Gösterdikleri


Van depremi sonrası iktidar ve ana muhalefet partisi söz birliği yapmışçasına “Türkiye tek başına bu sorunun üstesinden gelecek, yabancı yardıma ihtiyaç yok” dediler. Birkaç gün sonra genel yardım çağrısı yaptı hükümet ve yabancı kurtarma ekipleri geldiğinde enkaz altında kalanların çoğu ölmüştü…
Deprem günü ilgili bakan açıklama yaptı: “Van’da on civarı bina yıkıldı” diye. Zaman içinde görüldü ki o sayı yıkılan değil; sağlam kalan bina sayısıymış meğer!
İçişleri bakanının espri gücünü göstererek “burada sarayınız var çağırmıyorsunuz” dediği çadır adını verdikleri iki çıtaya gerilmiş çaput içinde hayatta kalmaya çalışan depremzedelerden ikisi donarak ikisi de yanarak can verdi!
***
Basit birkaç soruyla devam edelim: Depremin ölümcül etkiye ulaşmasına neden olan sağlıksız binalara uzaylılar değil de yerel yönetimler mi izin vermiştir? Öyle olmuştur.
1992 Erzincan Depremi hariç, cumhuriyet tarihinde depremler sonrası söz verilen konutların tamamlandığı görülmüş müdür? Görülmemiştir.
Depremlerden sonra yeniden inşa sürecinde aktif görev alan “hayırsever” inşaatçılar, depremi kendileri için fırsata çevirmişler midir? Çevirmişlerdir.
Yani, ekonomik krizde olduğu gibi depremde de bir yanda zarar görenler öte yanda ise durumu fırsata çevirip zenginleşenler var. Bu herkesin bildiği bir gerçek. Her zamanki gibi gerçek olan soğuk ve acımasız ama ne yaparsınız ki gerçek!
***
Şimdi Van’ın yeniden inşası konuşuluyor. Adına “Yeni Van” diyorlar. Doğrudur. Van’ı başka bir yerde yeniden inşa edebilirsiniz, binalar yaparsınız, alışveriş merkezleri yaparsınız; ama, mesele koca bir şehir halkının başını sokacak bir yere kavuşması meselesi değildir. Mesele, tenceresinde yemeği kaynayan, geceleri aç yatılmayan evler yapabilmekte. Bunun yolu, betona demir eklemek değil, halkın insani koşullarda yaşayabilmesini mümkün kılacak gelir elde edebileceği iş alanlarının yaratılmasıdır.
Şimdiye kadar hükümetten veya vatanperver “girişimci”lerden duydunuz mu Van’a şöyle bir iş alanı kazandıracağız diye? Ben duymadım.
Hükümetin cevval bir tavırla gündeme getirdiği ve tam anlamıyla bir soylulaştırma planı olan tüm ülkeyi kapsayacak rant hesabı olan Kentsel Dönüşüm Projesi dışında problemin “çözümüne” yönelik herhangi bir politikası bulunmuyor.
***
“Van’a yardım” adı altında düzenlenen kampanyalar sonucuna ulaştı mı? Yani, kampanyaya katılacağını ifade eden tüm kişi ve kurumlar söz verdikleri yardımları yaptı mı? Bu kampanyaları düzenleyenler yardım paralarını tam ve eksiksiz ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı mı? Bu soruların cevabı bende yok. Ama kampanyaların “amacına” ulaştığını ve yardımın sağlandığını varsayalım. Böylesi bir durum bile vahamet. Bir ülke kendi yurttaşlarının kanayan yarasını yüzü suyu hürmetine yaptığı yardımlarla mı iyileştir? Van’da ya da başka bir yerde yaşayan yurttaşın insanca koşullarda yaşama hakkı en temel anayasal haklardan değil midir?
Yeri gelmişken soralım: Somali kurtuldu mu? Hayır hayır yapılan inşaat anlaşmalarını demiyorum. Somali halkı açlık ve yoksulluktan kurtuldu mu? Toplanan yardımlar yetti de arttı bile anlaşılan ki ne bir ses var oralardan ne bir seda!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 22/11/2011 by in Köşe Yazıları.
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: