Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

CHP’nin Yolu


Geçtiğimiz hafta sonu CHP’nin 15. Olağanüstü Kongresi gerçekleştirildi. Kongre, birkaç ay önce seçildiğinde partideki demokratikleşmeye hız vereceğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun istim arkadan gelsin tavrına hızlı dönüşünün resmi oldu. Parti Meclisi seçiminde blok listeyle delegelerine “seçecekleri” adayları parmağıyla gösteren başkanın en güvendiği çalışma arkadaşı en düşük oyu aldı. Neredeyse zafere giden yolda (!) feda edilen kadın kotası nedeniyle Parti Meclisi dışında kalacaktı sayın ikinci adam. Bu durum günlerdir burjuva kanalların ve köşe yazarlarının gündemini meşgul eden “çarşaf liste mi?”, “blok liste mi?” meselesinde de Kılıçdaroğlu’nun ne kadar haklı olduğunu ve “doğru yolu” bulduğunu gösteriyor. Kılıçdaroğlu kendisi ve yönetimi için doğru yolu bulsa da, aynı başarıyı ülke meselelerinde de sürdürdüğünü söylemek mümkün değil.
***
CHP kongresine Che şapkalı temsili resmi asılan Kılıçdaroğlu’nun Ecevit mavisi gömlek mi yoksa spor kazak mı giyeceği tartışıldı günlerce. Neticede standart gömlek kravatla geldi sahneye. Zira mesele ciddi! Kendi yönetimini kurup eleştiri bile yapmaktan çekinecek Parti Meclisiyle taçlandırmak gibi önemli bir konuda kazakmış, mavi gömlekmiş uğraşılmaz efendim.
***
Özelleştirmelere, enerji ihaleleri yoluyla yok edilen doğaya, kendi yönetimlerindeki belediyelerde yaşanan işçi kıyımlarına sesi çıkmayan CHP, yolunu bulduğunu söylüyor şimdi. CHP’nin yolu “üçüncü yol” imiş. Bakmayın içinde “sosyal devlet” söyleminin geçtiğine kurultayda. “Üçüncü yol” bildiğiniz sosyal-piyasa. Hani şu Türkiye’de başını DİSK’in çektiği 3 Aralık hareketinin temel felsefesi. Hani şimdilerde TRT programlarında arz-ı endam eden bazı “akıl hocaları”nın devşirdiği teori.
***
Sosyal-Piyasa, kapitalist üretim ilişkilerinin temelini oluşturan anarşik piyasa mitinin asla reddedilmediği ve ancak piyasa aksaklıkları ortaya çıktığında işçi sınıfı, emekçiler ve yoksul halk kesimlerine “sadaka” dağıtılarak kervanın yürütüldüğü ekonomi-politik sistemdir.
Kılıçdaroğlu’nun ekonomik programında yer alan “aile sigortası” uygulaması, -yurttaşlara insanca koşullarda çalışacak istihdam olanaklarının sağlanması yerine- sistem tarafından tamamen yoksunlaştırılan kesimlere asgari ücretin altında bir ödenti fikrine dayanıyor. Öz itibariyle AKP’nin ayniyat yardımından bir farkı yok. İkisi de sadakadır. İkisi de halkın gözünü boyamaya yönelik “yemleme” hareketidir.
***
CHP’nin çiçeği burnunda yönetimi kendisini yeni bir yol bulmuş gibi gösterse de bulduğu “üçüncü yol” zaten CHP ve benzerlerinin geçmişten beri üzerinde at koşturdukları yoldur! CHP gibi partilere “doğan görünümlü şahin” imajı veren bu tip kavramlar geç-kapitalist ülke toplumu olarak Türkiye halklarını etkilemektedir. Bunda şaşıracak bir durum yok elbette. Tayyip Erdoğan’da 2002 seçimi öncesi işsizliği bitireceğiz demişti; işsizlik yüzde 50 arttı! Tansu Çiller herkese iki anahtar (ev ve araba) vereceğiz demişti; evini arabasını kaybetti insanlar 1994 krizinde! Vaatten kim ölmüş!
***
Yoksulluğu, yoksunluğu, açlık ve sefaleti yaratan kapitalist üretim sisteminin ta kendisidir. Bunu Che biliyordu ama Che şapkalı Kılıçdaroğlu için aynısını söyleyemeyiz. İşçi sınıfı, emekçiler, yoksul ve yoksun halk kesimleri, işsizler ordusu, gelecek güvencesiz gençler, dayak yiyerek büyüyen üniversite öğrencileri, sokağa atılan belediye işçileri için bir kurtuluş yolu vardır. Ama o yol, üçüncü yolunuz değildir!
Evrensel, Ekonomik Perspektif, 21 Aralık 2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 21/12/2010 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: