Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Gözlerimiz Dolar


ABD Doları tüm dünyada hızla değer kaybediyor. Bu değersizleşme aslında Doların gerçek değerine doğru bir yolculuk. Ancak Doların kendine gelmesi dünyanın geri kalanını kendinden geçirmeye yetebiliyor.
Doğu Asya Kaplanları diye adlandırılan melun birkaç kapitalist özentisi ülkenin 1997 Doğu Asya Krizi’nde başına gelenleri isteyen iyi hatırlar. Yıllarca tüm yükümlülük ve yatırımlarını serbest ticaretin para eden parası ABD Doları’na bağlayan Filipinler, Tayvan, Malezya gibi ülkeler doların aşırı değerlenmesi sonucu ürettikleri malları satamamış, mallar stokları şişirmiş, ara malı ithalatı yüksek maliyet nedeniyle tıkanmış ve Asya Kaplanları kediye dönüşerek bir devir sona ermişti.
2008 Krizinin de temel tetikleyicilerinden biri Çin’in dış ticarette dolardan Yuan’a doğru kayış sinyalleri olmuştu. Aslında bu hareketlenmeyi hızlandıran ABD’nin Çin ürünlerinin bir kısmına uyguladığı miktar sınırlamalarını (kota) artırmasıydı. Çin bu hamle karşısında elindeki dolar rezervlerini kademeli olarak eriteceğini açıkladı. Bu açıklama, 2008 Krizinin tetikleyicisi olan 2006 ve 2007 Finansal dalgalanmalarının itici gücü oldu. Çin’in dolardan çıkışının tüm kapitalist dünyayı bu kadar yakından etkilemesinin sebebi bu ülkedeki dolar rezervlerinin büyüklüğüdür. Mevcut durumda Çin’deki dolar rezervi 2 Trilyon dolar civarındadır. Bu rakam dünya genelindeki dolar rezervlerinin önemli bir kısmını oluşturur. Çin’in satışına başlayacağı doların değer kaybı ABD dâhil hiçbir ülke tarafından durdurulamaz. Ancak, Çin’in o dönemdeki “erken” hamlesi farketmeden işine yarayan yeni bir durum yarattı. 2008 krizi düşük değerli Yuan, düşük ücret ve ağır çalışma koşullarına sahip Çin için bulunmaz bir birikim imkânı sundu. Çin ekonomisi son 3 yılda ortalama yüzde 10 civarında büyüdü. Bu süre içerisinde dolar rezervlerine de sıkı sıkıya bağlanan Çin için dolardan kaçış artık gittikçe ölümcül bir hal almaya başladı. Bir yandan dış ticaret fazlası sebebiyle mevcut dolar rezervi artarken, doların değersizleşmesi ihtimali Çin’in değer kaybı anlamına geliyor. Bu noktada mümkün olduğunca Yuan’ı değersizleştirme çabasına giren Çin için de uluslararası kurumlar ardı ardına uyarılarda bulunarak Yuan’ı değerlendirmesi gerektiğini söylüyorlar Çin’e. Daha öncede çeşitli vesilelerle söylemiştim: Çin’i ancak yerel para birimlerine dayalı bölgesel ticaret olanakları kurtarabilir ve bu hareketlenme dünya genelinde globalleşmeden lokalleşmeye doğru bir eğilimi güçlendirir. İşte bunun bir örneği geçtiğimiz hafta Türkiye ile Çin arasında imzalanan ticaret anlaşmasıyla ortaya konuyor. Bir süre sonra iki ülke arasındaki ticaret TL ve Yuan üzerinden yapılacak.
Çin’in üretim ve ticaretine yönelik yeni düzenlemeleri anlaşılır duruyor. Ancak, Türkiye’nin ne yaptığını anlamak güç. Bir taraftan TL’nin değerlenmesinden (doların değer yitirmesi) dert yanan ihracatçılar, öte yanda 300 milyar dolara yakın dış borca sahip özel kesim sermayenin doların değersizleşmesinden beklentileri.. Yani doların değerlendiği durumda, değersizleştiği durumda Türkiye’nin herhangi bir “ortak” çıkarına hizmet etmiyor. Öyle bir bağımlılık ilişkisi içerisindeyiz ki dolar değersizleşince de, değerlenince de kaybedenlerden oluyoruz.
Elbette Çin’in durumu tek başına Çin’in durumu olmayıp tüm kapitalist dünyayı ve ABD’yi sarsabilecek güçtedir. Ancak o durumu sabit kabul edersek, Türkiye için en önemli örnek kedileşen Doğu Asya Kaplanları’dır. Başkasının para birimiyle üretim ilişkilerini, mülk alım-satımını, ücret, kira ilişkilerini ve dış ticaretinin tamamını yönetmeye kalkan bir ülkenin kontrol hakkı bulunmayan bir para biriminde ortaya çıkacak aşırı değerlenmede de, değersizleşmede de zarar eden olacağını görmek gerek. Bunu gören çok ama mesele yine bilmek veya görmenin çok ötesinde.. Merkez Bankası eski başkanlarından biri şöyle demişti: “Eğer elimizde dolar basma yetkisi olsa emin olun ABD’yi bir haftada batırırdık”. Böyle bir yetki olmadığına göre “haydi kendimizi batıralım” demenin de anlamı yok!
Evrensel, Ekonomik Perspektif, 12 Ekim 2010

Reklamlar

One comment on “Gözlerimiz Dolar

  1. zahide
    21/10/2010

    Cin in Yuani degrsizlestirme cabalari rezerv para degisimi icin her turlu hazirligi yaparken guclu partner olarak Rusya gozukurken dolarin deger kaybetmesi Cini bu acidan riske sokuyor bence.Ayni fikirdeyim Cin bir dansetmeye baslarsa dunyada bayagi bir sarsinti olur Amerika ne olur bence dusunmek bile urkutucu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 12/10/2010 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: