Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

İki Yılın Ardından


Küresel Kapitalist Kriz, iki yılın ardından tüm kapitalist dünyada yeniden yapılanmanın aracı olarak görünür oluyor. 2008 Eylül ayında ABD’de yatırım bankalarının sıralı iflas açıklamalarıyla gizlenemez bir hale gelen kriz, Yeni Dünya Düzeni’nin tüm kurumlarıyla sarsıldığı ve “yeniden” yeni dünya düzeninin hızla inşa edilmeye başladığı bir tarihsel dönüşümü tetikledi. Dünya’da ve Türkiye’de birçok İktisatçının yorumu, yaşananların gerçek ile görüntü arasındaki farkın silikleşmesi olduğu yöündeydi. Yani on yıllardır yaratılan balon günü geldiğinde patlamıştı.
Tartışmalar öncelikle krizin tanımlanması ile başladı. İlk önceleri kapitalist hegemonyanın azılı savunucuları yaşananın bir “mali dalgalanma”dan ibaret olduğunu iddia etseler de, gerçek kılıfa sığmayacak kadar büyük ve bir o kadar da can yakıcı idi. Bu kez de krizin mali kriz olarak başlayıp reel (üretim) krizine dönüştüğü fikrini savundular. Ancak, sürecin başından itibaren ısrarla belirttiğimiz gibi bu kriz ışırı üretim krizidir. Üretimi aşırı kılan da kapitalist kar hırsından başka bir şey değildir.
İkinci tartışma krizin kimin krizi olduğu üzerinde yoğunlaştı. Tek başına yatırım bankalarının krizi mi? Yoksa sadece gelişmiş (erken kapitalist) ülkelerin krizi mi? Kriz kapitalist üretim ilişkilerinin yarattığı bir çöküntü idi. Dolayısıyla kriz, kapitalizmin krizi idi.
Tanımlama ve sınıflandırma ardından politika setinin oluşumunu etkileyecek üçüncü tartışma başladı: Krizi yaratan kapitalizm sistem olarak krize girecek miydi? İşte bu soruya verilen yanıt gerek ülkelerin politik ve ekonomik adımlarını gerekse de toplumsal hareketlerin mücadele dinamiklerini belirledi.
Kapitalist ülkeler, düzenledikleri uluslararası toplantılarda mevcut paradigmanın iflasını ilan ederken kapitalizmin devamı konusunda tam bir uzlaşı içerisine girip yeni bir kavram ortaya attılar: “denetimli kapitalizm”. Kapitalizmin denetimlisi birçok toplumsal hareketin durumu “yeni Keynesçilik” olarak okumasına yol açtı. Ancak denetlenenin düzensizlik olduğu daha doğrusu kapitalist anarşizmin devamlılığı için zor kullanımının önünün açılması olduğunu kavrayamadılar. Bu kendiliğindencilik, beraberinde kapitalist devletlerin kimi kamulaştırmalarının da alkışlanmasına yol açtı. Öyle ya devletler krizi aşmak için müdahil olmalıydı!
Ancak, tüm tartışmalar içerisinde sınıftan yana tavır alan toplum bilimciler ve toplumsal/siyasal hareketler dışında kimse krizin kapitalizmin yarattığı bir kriz olduğu ve bu krizin ancak işçi sınıfı ve emekçilerin krizi haline dönüştürülerek aşılıp sermaye birikimine hizmet edeceği gerçeğini dile getirmedi.
Bugün gelinen nokta, kapitalist dünya genelinde sermayenin krizini büyük ölçüde aşma yoluna girdiği ancak işçi ve emekçilerin reel ücretlerinin tırpanlandığı, işsiz sayısının milyonlarca arttığı, daha ağır çalışma koşullarının “esnekçe” belirlenebildiği bir konuma işaret etmektedir.
Ülkemizde ilk 500 içinde yer alan sermaye grupları, son bir yıl içinde karlarını yüzde 10, ikinci 500 içinde yer alan sermaye grupları da, yüzde 30 civarında artırırken; reel ücretlerin aynı oranlarda düşüyor olması krizin kapitalizmin krizi olmaktan çıktığı, artık işçi sınıfı, emekçiler ve yoksul halk kesimlerinin ve hatta insanlık ve doğanın krizine dönüştüğü gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.
Dünya halkları için açlık ve yoksulluğun daha da artıyor olmasının temel sebebi; kriz sonrası yeniden yapılanmanın –karşıt bir sınıf hareketinin oluşmaması sebebiyle- sermaye birikiminin merkezileşmesi ve büyük olanların daha da büyüyerek tüm kuralları kendilerinin lehine değiştirip mevcut kazanımları görmezden gelme gücüne kavuşmalarıdır.
Krizle geçen iki yılın ardından ortaya çıkan tablo “hırsızın hiç mi suçu yok?” denecek cinsten. İyi ki kriz kapitalizmin kriziymiş. Ya bir de baştan itibaren emekçi halkların krizi olsaydı…

Evrensel, Ekonomik Perspektif, 28 Eylül 2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 29/09/2010 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: