Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Eğitim Bakkalları


Bir yanda yüksek eğitim alınca iş bulup hayatını “başka bir sınıfta” sürdüreceğine inandırılan ama mezuniyet sonrası işsizler ordusuna katılan milyonlar, öte yanda devletin düzenlediği sınava devletin verdiği eğitimin yetmemesi ya da uyumlu olmaması sebebiyle dersanelere milyarlar harcayan veliler ve elbette öğrenci adaylarına potansiyel müşteri olarak yaklaşan eğitim kurumları/bakkalları ve o bakkalların gün geçtikçe proleterleşen çalışanları..
Marx, Kapital’in birinci cildinde eğitim “bakkallarında” çalışanların bugün yaşamakta oldukları durumu çok yalın haliyle açıklıyor, bundan 143 yıl önce: “…bir öğretmen, öğrencilerin kafaları üzerinde emek harcamasının yanı sıra, eğer okul sahibini zenginleştirmek için de eşek gibi çalışıyorsa, sermaye için üretken bir emekçi sayılır. Okul sahibinin, sermayesini, sosis fabrikası yerine öğretim fabrikasına yatırmış olması hiçbir şeyi değiştirmez”. Sermaye için üretken hale gelen eğitim çalışanı ister istemez artı-değer üretimine zorlanır ve bu zorlama çalışma koşullarının ağırlaşması anlamına gelir. Eğitim gibi “etik” değerlerin de gözetilmesi gereken bir alana artı-değer sömürüsünün girişi bir haliyle bakıldığında bir duygu pazarı yaratır. İdealleri için öğretmen olan ve bildiklerini bıkıp usanmadan diğer nesillere aktarmak isteyen öğretmen, bir süre sonra kendisini karne parası toplarken yahut okul tanıtım günlerinde stant hostesliği yaparken veyahut kendi emeğini yenilemek için sahip olduğu “boş” zamanı başka bir eğitim bakkalında çalışmak zorunda kalırken bulabilir. Eğitim bakkallarının proleterleştirdiği çalışanlarıyla ilişkileri üç aşağı beş yukarı böyledir.
Eğitim bakkalların öğrencileriyle (kendi tabirleriyle müşteri) ile ilişkisi ise duygu pazarının belki de daha acımasız yanını verir. Bugünlerde üniversite tercihleri yapılıyor. Yapılıyor derken elbette ÖSYM hatalarını düzelttiğinde yapılacak. Hayata son adım olarak yorumlayabileceğimiz ve eğitim-öğretim yanında akademik nosyon ve yaşama karşı duruş konularında da mezunlarına birçok şey katması beklenen/gereken üniversitelerin; “Her kaydolana laptop hediye ediyoruz”, “İş garantili eğitim”, “Hikayeni anlat bursu kap” gibi her hangi bir mahalle bakkalının asla tenezzül etmeyeceği ancak bazı semt pazarlarında eğlencesine dillendirilebilecek türden “kampanya”ları “piyasa gereği” olarak sürdürmeleri en basit haliyle ahlaksız tekliftir. Örneğin bir sağlık şirketinin veya hastane diyelim “bir göğüs yaptırana diğerini biz veriyoruz” demesi ne kadar absürt ise eğitim bakkallarının bu türden reklamları da o kadar acıdır.
Sonra haberlerde görürüz, habere de gerek yok yanı başımızda komşumuzda, eşimiz dostumuzda görürüz: “çocuğunun karne parası için okulu temizlerken felç oldu!”, “dersane parasını ödeyemeyince intihar etti” ve daha niceleri niceleri..
Muhalif basında daha önceleri de ama yaygın medya da son günlerde bu duygu pazarının hem eski müşterisi hem yeni çalışan adayı hem de ülkenin sağlıklı yaşam(!) koşullarının kurbanı olarak bir isim duyduk: Şafak Bay. Kemik kanseri olan ve Abdi İpekçi Parkı’nda açlık grevi yapan öğretmen adayı Şafak Bay, Perşembe günü Numune Eğitim Hastanesinde tedavi altına alındı. Hayatta tek amacının bir gün de olsa öğretmenlik yapmak olduğunu söylüyor Şafak Öğretmen. Şafak öğretmenin Abdi İpekçi Park-Okulunda verdiği ilk ders; eğitim sisteminin baştan ayağa evet hem baş hem ayaktan koktuğudur. Neresini tutarsanız elinizde kalacak türden hani. Aslında Şafak Öğretmenin verdiği dersi anlamak belki de diğer KPSS mağduru öğretmenlere sahip çıkmaktan, eğitimi ticarileştiren her kuruma karşı durmaktan ve birazda kendi kendimize yarattığımız hırslarımızdan kurtulmaktan geçiyor. Hani yarış atına çevrilen çocukları düşünerek söylüyorum, hani sınıf atlatacağım derken tepe taklak edilen çocuklardan bahsediyorum, hani “iş bulacağım” diye sertifika kurslarında ömür törpülettirilenlerden bahsediyorum.
Evrensel, Ekonomik Perspektif, 24 Temmuz 2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 24/07/2010 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: