Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

G-20 Zirvesinde Dibe Doğru!


G-20 zirvesi bugün Kanada’nın Toronto şehrinde toplanıyor. Küresel kapitalist krizin görünür olduğu 2008 Eylül’ünden bu yana G-20 toplantıları fazlasıyla dikkat çekiyor. Çekmesi de doğal. Küresel ölçekte kapitalist politikaların ve kapitalist ülkeler arası ekonomik ilişkilerin seyri değerlendirilerek ortak kararlar alınıyor.
Bu seferki toplantı değerlendirme kısmıyla belki geçmiştekilerle aynı olacak fakat, “ortak karar” konusunda büyük şüpheler var. Artık tüm iktisatçılar ve ülke yöneticileri tarafından Eylül ayında kapitalist krizde yeni bir yoğunluk yaşanacağı kabul ediliyor. Dolayısıyla içinde bulunulan durum biraz da fırtına öncesi sessizlik. Avrupa ülkelerinin bugünkü temel problemleri, bütçe açıkları. Buna bağlı olarak da Türkiye’de olduğu gibi mali disiplin yönlü politikalara yöneliyorlar. Avrupa daha fazla kemer sıkma önlemi öngörürken ABD harcama yönlü politikaların artırılması gerektiğini söylüyor.
Gelinen nokta aslında risk alarak harcamaları teşvike yönelik politika uygulayıp olası dibe vuruşun önüne geçme çabası ile mevcut zarara razı olup bütçe güvenliğini sağlamak ve keskinleşecek kriz koşullarına “güvenli” girmek arasındaki tercihi gösteriyor.
Bugün başlayacak toplantı bu iki farklı “önlem”in tartışıldığı ama netice itibariyle kapitalist dünyanın Jandarmalığına soyunan ABD’nin öngördüğü istikrar politikalarını diğer ülkelere dayattığı bir görünüm sunacak. Bir kez daha göreceğiz ki eşitler arasında bazıları her zaman için daha eşit olacak!
G-20 zirvesi sadece küresel ölçekte bir değerlendirme platformu olma özelliği göstermeyecek; aynı zamanda, bölgesel aktörlerin birbirleriyle giriştikleri soğuk savaşın da tanığı olacağız. Avrupa içerisinde Almanya ve Fransa’nın “güvenlikçi” tutumuyla, Yunanistan, İzlanda, Portekiz ve İspanya’nın beklentileri çarpışacak. Çin’in Yuan’ı değerleme kararı da aslında toplantı öncesi ABD baskılarının ilk kazanımı olarak yorumlanabilir.
Elbette zirvede Türkiye’nin yaklaşımı da -dönemsel dış politika adımları göz önüne alındığında- büyük önem taşıyor. Toplantı öncesi yapılan bazı açıklamalar Türkiye için “esnek istihdam” önerisinin bir kez daha ama daha güçlü bir biçimde dillendirilebileceğini gösteriyor. Elbette Türkiye’nin gerek ekonomik gerek siyasal “yeni eksen”i G-20’nin tartışma konularından olacaktır. Türkiye temsilcilerinin zirvede nasıl bir tavır alacakları ve diğer ülkelerin beklentileri yakın gelecekteki ulusal ekonomik ve siyasal politikaların da çerçevesini çizebilir.
Tüm bu etkenler bir arada düşünüldüğünde G-20 zirvesi belki bir birliktelikten çok ayrışmanın ve farklı biçimiyle bir kutuplaşmanın başlangıcı olacak gibi duruyor. Hem erken hem geç kapitalist ülkeler bu sefer zirvede beraberce “zireveye” değil belki ama “dip”e yürüyor olacaklar!
Evrensel-Ekonomik Perspektif- 26 Haziran 2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 26/06/2010 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: