Gerçek bir bayram için

Bugün 1 Mayıs. İşçi sınıfı, emekçiler ve tüm dünya halklarının birlik, mücadele ve dayanışma günü. Kutlu olsun!
Yıl 2010, Türkiye’de 1 Mayıs “resmi bayram” olarak kutlanıyor. Köşe yazarlarından burjuva politikacılarına ve konfederasyon başlarına kadar geniş bir yelpaze karşılıklı olarak “olay çıkmasın, bayram olsun, bir takım güçlerin oyununa gelmeyin” çağrılarında bulunuyor. Meseleyi biraz daha özünden koparmayı görev belleyenler, mülki erkânı bayram merasimine(!) çağırıyor. Elbette geçmiş 1 Mayıs’larda ve diğer mitinglerde “sol komünizm” hastalığına yakalanmış küçük burjuva hareketlerin pankart devrimciliğini onaylamak mümkün değil. Ancak, balık hafızasına sahip bir insan bile yaşanan “olayların” ne kadar resmi(!) kökenli olduğunu hatırlayacaktır.
2009’da resmileşen adıyla “emek ve dayanışma günü” olan 1 Mayıs daha önce Cumhuriyetin kuruluşunda; 1923 yılında “İşçi Bayramı” olarak kutlanıyor: Bir yıl sonra yasaklanmak üzere! Ardından 1935 yılında “Bahar ve Çiçek Bayramı” olarak resmileşiyor. 1981 yılında ise Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs’ı resmi tatil olmaktan çıkarıyor.
Toplu katliama sahne olan 1977 1 Mayıs’ından sonra mağdurlar cezalandırılarak Taksim Meydanı 1 Mayıs mitinglerine kapatıldı. Diğer birçok konuda olmasa da 1 Mayıs konusunda işçi sınıfı ve emekçiler ısrarcıdır. Çünkü 1 Mayıs “resmi bayram” olarak geçiştirilemeyecek kadar önemli “birlik, mücadele ve dayanışma” günüdür. Şikago’da 1896 yılında “8 saatlik işgünü” mücadeleleri nedeniyle idam edilen dört yiğit devrimci işçinin anısına II. Enternasyonal tarafından 1 Mayıs’ın tüm dünyada 1890 yılından itibaren “birlik, mücadele ve dayanışma günü” olarak kutlanmasına karar verilmiştir. Türkiye’de ilk olarak Osmanlı döneminde Selanik’li tütün ve pamuk işçileri 1911 yılında kutlamıştır 1 Mayıs’ı.
Tüm dünyadaki işçiler, emekçiler ve yoksul halk kesimleri, 1 Mayıs’ı bayram havasında kutlar ama bayram olarak değil! Bilirler ki, tüm dünya halklarının sınıfsız, sömürüsüz ve eşit bir dünyada yaşamaya başladıkları gündür bayram. 1 Mayıs o günlerin müjdecisidir.
Türkiye’de sendikaların resmi “korumacılık” misyonu üstlendiği 1 Mayıs neredeyse işsiz olana ve işçi olmayana kapatılacak bir “resmi bayram” havasına büründürülüyor. 1 Mayıs işçi sınıfının olduğu kadar, sayısı 6 milyonu aşan işsizler ordusunun da, kadınların da, öğrencilerin de, emekçilerin de, yoksulların da, engellilerin de, toplumun aşağılanan ve dışlanan kesimlerinin de birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Bu sebeple Taksim’de evet ama aynı zamanda fabrika bacasının tüttüğü her yerde, işsizliğin karabasan olduğu mahallelerde, okullarda yani her yerde kutlanmalıdır. Belki o zaman bu ülkede herkese iş, köylüye toprak , halka hürriyet olur..1 Mayıs bayram olur!
Evrensel, Ekonomik Perspektif, 1 Mayıs 2010

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir