Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Teknolojik Determinizm


Bugünlerde üniversitelerin “iş”inin sermayeye girdi sağlayacak bilgi üretmek olduğu kanısı çok yaygın. YÖK bu rahatlıkla üniversiteleri denetimli ticarethanelere dönüştürecek “danışma kurulları” ile ilgili yönetmelik taslağını gündeme getirebildi. YÖK’ün danışma kurulları taslağını açıklamasından sonra İTÜ Rektörünün bir konferans açılışında sarf ettiği şu cümleler taslağın içeriğinin yapısal mantığının bizatihi üniversitelerin (iyi bir ihtimalle bir kısmı) yönetimleri tarafından içselleştirildiğini gösteriyor: “Türkiye’de sanayiciler üniversiteye güvenmiyor. Bunda haklı oldukları yanlar da bulunuyor. Sanayici işin biran önce olmasını ister ama bizler rahatız. Çünkü kadrolarımız var. Bir yardımcı doçent kadrosu alan kişiyi emekli olana kadar kimse yerinden oynatamaz. Türk üniversitelerinin bu şekilde bir yere gelmesi zor. Maaşlarımız düşük diye şikâyet ediyoruz, ancak önce aldığımız maaşın hakkını vermeliyiz. Eksikler olsa da Türkiye’de güzel şeyler de oluyor. Her ne kadar eleştirsem de öğretim üyelerimizin katkıları büyük. Ama yüzde kaçı bu katkıyı yeterince veriyor? Hep birlikte daha çok çalışmamız gerekiyor.”
Rektörün sözleri neresinden tutsanız elinizde kalacak cinsten. Tüm laf atmalara, saldırılara, işsizleştirme politikalarına, egosantrik hakaretlere rağmen sayısı gittikçe azalan bilim insanları dönen kirli çarkları durdurmak için insanlık tarihinin emeğine yani toplumsal bilgi birikimine sahip çıkıp onu bir adım ileriye taşımaya çalışıyor.
İnsanlık tarihine ve onuruna aykırı düzenleme ve söylemlerin bu kadar şiddetli bir toplumsal kabul görmesinin temel sebebi hastalık haline gelen teknolojik determinizmdir. Teknolojik determinizm; teknolojinin toplumsal ilişkilerden bağımsız bir yapısı olduğu, ideolojiden soyut olduğu, sınıfsal kökeninin bulunmadığı ve onu kayıtsız şartsız içselleştirmenin zenginliğinde temeli olduğu düşünce yaklaşımıdır. Bu yaklaşım hiçte kaf dağının ardında değildir. Ahmet Çakmak’ın 21 Mayıs 2008 tarihli köşe yazısında söyledikleri gibi: “Belki tekrar olacak ama söylemekten kendimi alamıyorum, Türkiye’nin hızla bilim ve teknoloji yatırımlarına girmesi lazım. Gelecek tükeniyor…”. Sayın hocam, nasıl bir gelecek tahayyül ediyor bilmiyorum. Bundan binlerce yıl önce antik Yunan’da İmparator Vespasian, kendisine birçok adamın yaptığı işi yapabileceği söylenen mekanik bir balık oltası çizimi sunulduğunda, “Götürün şunu, benim doyuracak bir sürü fukaram var” der. Demek ki, yoksullaştıran, sınıf sömürüsünü artıran teknoloji hiçte “kaçınılmaz” değil. Dün olmadığı gibi bugün de değil. Ama öncelikle bizler masum değiliz. Üniversitelerin koridorlarında “projecilik” tartışmaları alıp gitmişken, ülkenin bilim yöneticileri (?) “sanayi için bilgi üretin” fetvaları verirken, bilim alanına ilişkin “performans” ticari bilgi üretimiyle ölçülür olmuşken, anabilim dallarına sponsorlar alınıyorken, kimden ne beklemeliyiz?
Ama yine de biz inatla anlatalım yakınımızdakilere; modern sanayi çağının temel icadı olan saatin denetim amacıyla manastırlarda geliştirildiğini, su değirmenlerinin ve buharla çalışan makinelerin sermaye birikimi için kullanıldığını ve öncesinde çalışma zamanını kendi belirleyen saygın işçilerin, kapitalist üretim biçiminin yaygınlaşmasıyla boyunduruk altına alındığını ve yoksulluğa mahkum edilip ikinci sınıf vatandaş kılındığını, en yeni teknolojiye sahip makinenin bile tüm insanlık tarihince yaratılan bilginin ürünü olduğunu dolayısıyla hepimizin olduğunu, hızla sonra daha hızla üretmek değil ihtiyacımızın insanca yaşamak olduğunu… İnatla bunları dillendirmedikçe, birileri çıkıp “üretim fetişizm”lerini ortalığa saçmaya devam edecek.
Evrensel- Ekonomik Perspektif- 31 Ekim 2009

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 31/10/2009 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: