Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Fon-Dip


Mizah dergilerinin birinde bir karikatür vardı: Veremle Savaş Derneği’nde veremli hastalar dövülüyordu. Türkiye öyle bir ülke haline geldi ki, şaka nerede başlıyor ya da gerçek nerede bitiyor bazen öyle bir karışıyor ki çözebilene aşk olsun!
Bundan on yıl önce; on binlerce insanın evini, canını, eşini, çocuğunu, arkadaşını kısaca hayatının anlamını yitirdiği günlerde meclis toplandı bir gece. Sosyal Güvenlik Yasası’nda deprem yaratıp on yıllar boyunca kazanılmış haklara ağır darbeler vuruldu. Sonra gerisi geldi. İş o kadar tuhaflaştı ki, açıklamalar “ama size dokunmaz, ancak torununuza” kadar geldi. Duyarsızlaşmak gerekiyordu, duyarsızlaştı toplumda. Kimi aklıevveller kundaktaki bebeleri sigortaladılar, geri kalan milyonlarsa güvenli bir geleceğin sigortasını gevşetip TÜİK’in “iş bulma ümidini yitirenler” tanımına adım attılar. 90’ların başına kadar bütçesi fazla veren sosyal güvenlik sistemi nasıl oldu da birden zarar etmeye başladı? Biraz gazete, dergi okuyanlar, sosyal güvenlik sistemi fonlarının (işçi ve emekçilerin soğumamış alınterlerinin) 24 Ocak 1980 sonrası uygulanan deregülasyon sürecinin devlet bütçesinde açtığı yaraların finansmanı için kullanıldığını bilir. Bunu sorgulayan pek çıkmadı. Ama “devletin sırtında kambur” vecizesini geniş halk kesimleri de kendi içinde tekrar etti, tekrar ettikçe de inandı. Zarar ediyor, haydi kapatalım! Bu kadar emekliye bakmaya mecbur mu bu toplum? Peki, milletvekillerine neden kıyak-emeklilik var? Ne yani halkı için o kadar çay ısmarlayan, hizmet aşkı ile yanıp yanıp sönen çok kıymetli ve pek muhterem vekillerimizin kefenliğine göz mü diktiniz yoksa?
***
Meclis, halkın kriz yüzünden evine ekmek götüremediği, işsiz sayısının 6 milyonu aştığı bir dönemde yine toplandı. Bu kez orasından burasından kırpıla kırpıla fon olmaktan çıkıp adeta yırtık bir dona dönüşen İşsizlik Sigortası Fonu hedefte. Şu an fondaki rakam 41 milyar 616 milyon TL. TBMM`den geçirilen düzenlemeye göre, Fonun 2009 ve 2010 yılında nema gelirinin dörtte üçü bütçeye gelir kaydedilecek. 2011 ve 2012 yılında da fonun nema gelirinin dörtte biri bütçe gelir tahmini olarak yazılacak. Yine aynı düzenlemeye göre, işverenler işsizlik ödeneği alan bir işçiyi işe alırsa veya mevcut işçilerine ilave olarak Nisan 2009 ayından sonra 31 Aralık 2009 tarihine kadar yeni işçi alırsa, işveren payına ait sigorta primleri Fon`dan karşılanacak. Ayrıca, yasayla Güneydoğu Anadolu Projesi`ne (GAP) kaynak aktarılacak. İşin özü; fona fondip yapılacak.
İşini kaybeden işçilere yeni bir iş bulununcaya kadar maddi destek sağlamak amacıyla kurulan İşsizlik Sigortası Fonundan Haziran ayında yararlanan işini kaybetmiş işçi sayısı 82 bin 439 kişi. Kaba bir hesapla mevcut işsizlerin yüzde 1,3’ü. Demek ki işsizler bu fondan yararlanmıyor desek yeridir.
İster misiniz deprem sırasında konulan geçici vergilerin sürekli hale gelmesiyle iyice yoksullaşan depremzedelerin yaşadığı gibi, deprem konutundan kapı dışarı edilenler gibi, şimdide işsiz kalandan “işsizlik vergisi” alınsın? Öyle ya, bize kriz “sürtünüp” geçtiğine göre işsiz olanlardır belki de durumu kötü gösteren!
Evrensel-Ekonomik Perspektif- 22 Ağustos 2009

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 22/08/2009 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: