Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Teğetin Eğimi


Başbakanın “kriz bizi teğet geçti” ifadesinin üzerinden aylar geçti ama unutulmaz sözler listesinde ilk sıralardaki yerini korumaya devam ediyor. Başbakanın bu sözü sarf ederken espri yapmadığını varsayarsak, “mutlaka bildiği bir şeyler vardır” diye düşünebiliriz. Kendisi bilmese bile bu konuda “bilen” danışmanları vardır. Danışmanları ekonomiden anlamasa bile ticaret konusunda mutlaka ehil kişilerdir. Dolayısıyla bende bu söze biraz daha bilimsel olarak bakmanın faydalı olabileceğine inanıyorum. Önce bir teğet çizelim de, kim bilir, belki başbakanı haklı çıkartırız.
Bir eğrinin herhangi bir noktasındaki eğimi, eğriye bu noktadan çizilen teğetin eğimi kadardır. Yani, eğrinin ne kadar eğri olduğunu ancak ona bir teğet çizerek anlayabiliriz. Şimdi bu gerçek üzerinden hareket edip konuyu sosyal ve ekonomik olaylara taşırsak, eğri bizim için istikrarsızlığı, krizi, işsizliği, ekonomik daralmayı anlatsın. Doğru ise istikrarlı bir büyümeyi, enflasyonun olmadığı, işsizliğin artmadığı bir konjonktürü ifade etsin. Şayet, istikrarlı bir durum varsa, ortada eğri yoktur. Eğri yoksa doğru vardır. Doğrunun eğimi de sabittir. Doğrunun eğimini hesaplamak için teğet çizmemiz gerekmez. Doğrunun dikey uzunluğunu yatay uzunluğuna oranlayarak yönünü saptayabiliriz. Bunun üzerinden doğrunun “ne kadar doğru” olduğunu tartışabiliriz ama bu başka bir konu.
Demek ki, eğrinin eğimi saklanamayacak boyutlara ulaştı ki başbakan teğetten bahsetti. Bu sözü söylediğinde de bence genel kanının aksine “kriz bize dokunmadı” değil “kriz bizi öyle bir duruma getirdi ki artık işsizlik, yoksulluk ve açlık daha görünür ve saklanamaz oldu” demek istedi. Öyleyse, başbakanın söylediği söz “hamdolsun ki” doğru. Doğru olana teğet geçemeyeceğimize göre, bize de eğrinin eğimini göstermek kalıyor.
Şimdi bakalım, eğri ne kadar eğri.
Kasım 2008 sonu itibariyle bir önceki yıla göre işsiz sayısı 2 milyon 350 bin kişiden 2 milyon 995 bin kişiye çıktı. İş bulma ümidini kaybedip iş aramaktan vazgeçenler ve iş olduğunda çalışmaya hazır olan ama iş aramayanlar bu rakamlara dâhil edildiğinde işsiz sayısı 5 milyon 680 bin kişiye ulaşıyor.
2008’in son üç ayında sanayi üretimi yüzde 12,57 düştü.
2008 yılı dış ticaret açığı 69,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.
2008’deki değer kayıpları ile birlikte TL dünya genelinde en çok değer kaybeden yedinci para birimi oldu.
Yıllık enflasyon Merkez Bankası’nın yüzde 4’lük hedefini neredeyse üçe katladı.
Büyümenin hızla durgunluğa döndüğü 2008’in yanında 2009’a ilişkin tüm beklentiler negatif büyüme (küçülme) yönünde.
Gerçekten de, başbakanın dediği gibi teğet çizilmeye değer bir eğrilikte ekonomi. Bu yazıyı okurken sıkılmış olabilirsiniz. Neyse ki, son satırlara geldik. İşçiler, emekçiler ve yoksul halk kesimleri de ekonomideki eğrilikten sıkıldılar. Yaşanan işsizlik, yoksulluk ve yoksunluk halini teğetler çizerek ölçmek değil onların yaptığı. Alanlarda, fabrikalarda, atölyelerde “krizi biz çıkarmadık, bedelini ödemeyeceğiz” diyorlar. Sanırım, tarihin tekerrürden ibaret olmadığını da gösteriyorlar ya da gösterecekler.
Evrensel-Ekonomik Perspektif-21 şubat 2009

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 13/08/2009 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: