Prof. Dr. Sinan Alçın

segui il tuo corso e lascia dir le genti

Yüz Yıl Sonra, Daha Geri Bir Nokta


Perşembe akşamı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 5920 sayılı İş Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu, özel istihdam bürolarının kurulmasını öngören birinci maddesinin bir kez daha görüşülmesi için TBMM’ye geri gönderdi. Köşk tarafından açıklanan gerekçede: “Yapılan düzenleme gerçek amacının dışında sonuçlar doğurabilecek ve madde kapsamındaki işçilerin emeğinin istismarı, insan onuruna yakışmayan durumların doğması gibi Kanunun amaçlamadığı olumsuz uygulamalara ve çalışma barışının bozulmasına yol açılabilecektir” denildi. Cumhurbaşkanının temel itiraz gerekçesi özel istihdam bürolarının varlığı ile ilgili değildir. “Özel istihdam bürolarının devredeceği işçi ile iş sözleşmesini, işçinin devredileceği işverenle geçici iş ilişkisi sözleşmesini yazılı olarak yapmak zorundadır” hükmüne dair düzenlemelerin İş-Kur tarafından çıkartılacak yönetmeliklerle düzenlenecek olması ve eşitlik ilkesinin uygulamada hangi unsurları içereceğinin belirtilmemesi Cumhurbaşkanının temel itiraz gerekçeleridir. Bu itirazlar haklı ama yetersizdir. Özel istihdam büroları düzenlemesinin kendisi bizatihi kölelik düzeninin yeniden inşasıdır. Köşkün açıklamasının ardından Türk-İş ve Hak-iş memnuniyetlerini(!) beyan etmekte gecikmediler.
***
1909 yılında, yani bundan tam yüz yıl önce İngiltere’de işçi sınıfı mücadelesi sonucu, o döneme kadar varlık gösteren işçi simsarlığı çıkartılan yasa ile ortadan kaldırılarak, İş ve İşçi Bulma Kurumu oluşturulmuştur. Bu çok önemli bir ilk adımdır. Bu yasa ile işsizliğin ve işin pazarlanması devlet eliyle engellenmiştir. Bir anlamda 1909, işçilerin emek-gücünün ve buna bağlı olarak kendilerinin pazarlandığı kölelik sisteminden çıkış tarihidir.
İngiltere’deki bu ilk adımdan sonra, 1919 yılında ILO, iş bulma faaliyetinin kamusal bir faaliyet olduğu kararını alıyor. Bu karar ILO’ya taraf ülkelerde zaman içinde ulusal mevzuat olarak düzenleniyor.
Türkiye’de 1946 yılında, başlangıçta Almanya’ya giden işçiler ve vasıfsız işçilere iş bulmak amacıyla Türkiye İş ve İşçi Bulma Kurumu kurulmuştur.
Neo-liberal saldırganlığın yapı taşlarının örüldüğü yılların sembolik temsili olan 1980 yılına gelindiğinde ise ILO 1919 yılında aldığı kararı değiştirmiş ve iş ve işçi bulmada devletin düzenleyici rolünün rafa kaldırılabileceğini müjdelemiştir!
Bölgesel emperyal güç olan AB, düzenleyici metinlerinde özel istihdam büroları ve esnek çalışmayı temel şiar edinmeye başlamış, bu durumdan ders çıkaran Türkiye’de de 2003 yılında İş ve İşçi Bulma Kurumu yerine Türkiye İş Kurumu (İş-Kur) kurulmuş ve kanuna eklenen özel madde ile özel istihdam bürolarının açılması sağlanmıştır. 2003 yılından bugüne kadar ağırlıklı olarak nitelikli işçiler üzerinden “danışmanlık” hizmeti pazarlayan Bürolara 26 Haziran tarihli yasal düzenleme ile geçici işçi sözleşmesi yapma olanağı tanınmıştır.
Böylelikle, özel istihdam bürosunun sorumluluğunda bulunan işçilerin işyerinde sendikalaşması, hak ettikleri ücret ve sosyal hakları talep etmeleri, güvenceli ve daimi statülü bir işte çalışma hakkı talep etmeleri gibi temel çalışma hakları ortadan kalkmaktadır.
Cumhurbaşkanının itirazı öze değil şekle yöneliktir. İşin özü ise çalışma ilişkilerinde yüz yıl önceki İngiltere’nin gerisine gidilmesidir.
evrensel/11 Temmuz 2009

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 11/07/2009 by in Köşe Yazıları and tagged .
Follow Prof. Dr. Sinan Alçın on WordPress.com
%d blogcu bunu beğendi: